“Komünizm, kadının büyük özgürleştiricisidir. Kadının tam kurtuluşu ve özgürleşmesi için verilen mücadele, insanlığın özgürleşme mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıdır.”
Marksizm Şimdi! Yayın Kurulu / 21 Haziran 2026
20 Haziran 1933’te, Alman komünist devrimci ve kadın hakları savunucusu Clara Zetkin, Hitler’in iktidara gelmesinin ardından Sovyetler Birliği’nde sürgünde hayatını kaybetti. Moskova’daki Kızıl Meydan’a, Kremlin surlarının yanına gömüldü.
Clara Zetkin, Alexandra Kollontai ve Rosa Luxemburg gibi öncü kadınların mücadelesi sayesinde emekçi kadınlar tarihin en önemli hak kazanımlarına ulaştı. Zetkin, Almanya’da kadınların oy hakkı mücadelesinin önde gelen isimlerinden biri oldu. 1910 yılında onun liderliğinde, daha sonra tüm dünyada kutlanacak olan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün temelleri atıldı. 1916’da, Birinci Dünya Savaşı’nın yarattığı yıkıma ve emperyalist savaşa karşı mücadele eden Spartaküs Birliği’nin kurucuları arasında yer aldı. 1919’da Almanya Komünist Partisi’nin (KPD) ilk üyelerinden biri oldu; 1920-1933 yılları arasında partinin Merkez Komitesi’nde görev yaptı ve Reichstag milletvekilliği yaptı. Ayrıca Komintern üyesi olarak uluslararası işçi hareketinde aktif rol üstlendi.
Clara Zetkin, kadınların kurtuluşunun yalnızca hukuki eşitlikle değil, toplumsal ve ekonomik eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olacağını savunuyordu. Bu nedenle yaşamı boyunca kadınların, emekçilerin ve ezilenlerin özgürlük mücadelesinin sembol isimlerinden biri olarak görüldü.
“Komünizm, kadının büyük özgürleştiricisidir. Kadının tam kurtuluşu ve özgürleşmesi için verilen mücadele, insanlığın özgürleşme mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıdır.”
Ölümünün üzerinden geçen onca yıla rağmen Clara Zetkin’in fikirleri ve mücadelesi, dünyanın dört bir yanında eşitlik ve özgürlük arayışına ilham vermeye devam ediyor.






