Modern Yalanlar Serisi

  • “Aynen Kardeşim, Yoksullar Aptal, Zenginler Zeki” Yalanı
    “Sizce 6 yaşından beri tarlada çalışan, 50 yaşına geldiğinde beli çökmüş, dişleri dökülmüş, güneş altında ömrünü bırakmış bir adam; başarılı bir avukattan, üst düzey bir yöneticiden ya da doktordan daha mı az çalışıyor?” Zenginlik ise yalnızca daha iyi bir yaşam standardı değil; zihinsel gelişim için de ciddi avantajlar sağlıyor. Zengin biri geleceği planlıyor, yoksul biri ay sonunu düşünüyor. Kapitalizm insanların ne kadar yorulduğuna bakmıyor; piyasada ne kadar pazarlanabildiğine bakıyor. Kapitalizmin en büyük başarısı belki de burada: İnsanlara yapısal eşitsizlikleri kişisel başarısızlık gibi hissettirebilmesinde.
  • “Sosyal Yardımlarla Keyif Sürenler” Yalanı: Çalışmayıp Devlet Yardımı Alanlar Topluma Yük Oluyor
    Bir toplum neden milyarlarca dolarlık şirket kurtarma paketlerini normal görürken, yoksul bir insanın aldığı birkaç bin liralık yardımı ahlaki bir kriz gibi tartışıyor? Sosyal yardım çoğu zaman insanların düşündüğü gibi konforlu bir hayat değil; yalnızca tamamen düşmemeye çalıştıkları son basamak oluyor. Yardım alan insanlara ‘asalak’ gibi bakmak yerine, onları servetin ve kaynakların giderek daha küçük bir azınlıkta toplandığı bir düzenin mağdurları olduklarınu görmeliyiz.
  • Çaba ve Eğitimle Sınıf Atlanabilir Yalanı: Sınıflar Arası Asansör Çalışıyor Mu, Yoksa Bozuk Mu?
    Aristokratik bir düzende zenginler üstünlüklerini soya bağlar; meritokratik düzende ise üstünlüklerini zekâlarına, başarılarına ve liyakatlarına bağlarlar. Liyakat sandığımız şeylerin önemli bir kısmı ise önceden satın alınmış fırsatlardır. Bir toplum gerçekten liyakati savunuyorsa, önce herkesin o liyakati geliştirebileceği koşulları yaratmak zorundadır.
  • Sosyalizm İnsan Doğasına Uygun Değil Yalanı: Narsistler ve Sosyalizm
    Asıl rekabeti ve bireysel çıkarı kutsayan sistemler insan doğasına aykırı. Çünkü bu düzenler, insanın içindeki karanlık tarafları fena halde hafife alıyor. Sosyalizm, tam da bu noktada insan doğasının meleklerine güvenen saf bir iyi niyet hareketi değildir. Aksine, insanın içindeki o karanlık, bencil ve narsistik potansiyeli en iyi gören; gücün ve servetin belirli ellerde toplanarak silaha dönüşmesini engellemek isteyen yapısal bir tasarımdır.