Şimdi Gündem!

  • Rejimin “İç Cephe” Tahkimatı: İran Savaşının Gölgesinde Sınıf Taarruzu
    İran savaşı bahanesiyle rejim, emperyalist dengelere uyum sağlarken içeride “iç cephe”yi tahkim ediyor: Bir yanda işçi sınıfına saldırıyı derinleştiriyor, diğer yanda toplumsal muhalefetin soluğunu kesiyor. Çıkış için sandığı beklemeye değil, bağımsız bir sınıf cephesine ihtiyacımız var.
  • 8 Mart’ta Alanlara, Mücadeleye ve Dayanışmaya!
    Bu sistem bize sabretmeyi, susmayı ve kaderimize razı olmayı öğütlüyor. Biz ise: “Yıkım ve yoksulluk getiren sisteminizi yıkacağız!” diyoruz.Eşit ve özgür bir dünya kendiliğinden kurulmayacak. O dünya; sömürüye, şiddete ve tahakküme karşı kurulan ortak mücadeleyle yükselecek. Bir kişi daha eksilmemek, özgür ve eşit bir gelecek kurmak için mücadelemizi büyütelim!
  • İran Rejimi ve İran-ABD-İsrail Savaşının Türkiye’ye Etkileri
    ABD–İsrail ittifakının temel hedefi İran’da rejim değişikliği sağlamak, küresel sisteme entegrasyon ve İran’ı bölgesel bir güç olmaktan çıkarmaktır. ABD’nin ise daha uzun erimli 3 stratejik hedefi var: enerji kaynaklarını kontrol etmek, Çin’e giden enerji akışını denetlemek ve Güney Kafkasya/Orta Asya’da Rusya–Çin kuşatmasını ilerletmek. ABD’nin hava harekâtıyla rejim değiştirme çabaları daha önce Suriye ve Libya’da denendi; hızlı başarıya ulaşılamadı. İran rejimi temel olarak bürokratik-askerî bir oligark sınıfınca yönetilen, işçi sınıfının sistematik olarak siyasal ve ekonomik baskı altında tutulduğu teokratik-bonapartist bir rejim biçimidir. Direniş ekseni retorik bir anti-emperyalizmle birlikte, rejimin dış politika aygıtıdır. İran’ın tasfiyesi Türkiye’yi bölgesel güç haline getirmez; aksine ABD–İsrail stratejik tasavvurunda yeni tehdit haline getirir.
  • Bu Bataklıktan Çıkış Mümkün! Yeni Bakanlar Erdoğan’ın Seçim Garantisi mi?
    Ne diktatörlüğün tam hakimiyetinden ne de umutlu bir bahardan söz edebiliriz. Hala demokratik mevziler ve seçim hakları için dişe diş mücadele etmemiz gereken bir eşikteyiz. “Büyük Resmi” izleyip hayıflanmak yerine, üretimden gelen gücü kullanarak nasıl kazanılacağını işçiler öğretiyor.
  • Küresel Düzensizlik, Yeni Suriye ve Türkiye’nin Çıkmazı
    Savaşlar, protestolar, grevler ve direnişlerle dolu bir yıl kapıda. Dünya, sert rekabetin, korumacılığın ve çatışmanın belirlediği bir döneme sürükleniyor. Suriye’de eski rejimin çöküşüyle birlikte yeni bir belirsizlik dönemi başladı. Kürtlerin siyasal kazanımları tasfiye edilirken, ABD emperyalizminin müttefiki, Siyonizm ve İsrail’le barışık, yeni bir İslamcı bir yönetimin sınırlarımızda yükselmesi riski var. Türkiye’de ise derinleşen ekonomik kriz, toplumsal yaşamın tüm alanlarını kuşatmış durumda. Saray rıza üretemedikçe şiddetini arttırıyor. Son dönemde grevler ve direnişler artış gösterse de mevcut örgütlenme düzeyi sistemsel bir kırılma yaratmak için yeterli değil. Sosyalist hareketin daha tutarlı bir mücadeleye ve sınıf içerisinde kök salmaya ihtiyacı var.