Anasayfa / Dünya / İsrail, İşkence Altında ve Resmi Bir Suçlama Olmaksızın, Filistin Aktivistleri Thiago ve Saif’in Yasadışı Gözaltı Süresini Altı Gün Daha Uzattı

İsrail, İşkence Altında ve Resmi Bir Suçlama Olmaksızın, Filistin Aktivistleri Thiago ve Saif’in Yasadışı Gözaltı Süresini Altı Gün Daha Uzattı

Thiago and Saif

Durum, aktivistlere dayatılan insanlık dışı koşullar nedeniyle daha da ağırlaşmaktadır. Savunmaya göre Thiago ve Saif, tam izolasyon altında tutulmakta, hücrelerinde 24 saat boyunca yoğun ışığa maruz bırakılarak uyumaları engellenmektedir. Tıbbi muayeneler de dahil olmak üzere her türlü nakil sırasında gözleri bağlanmaktadır. Ayrıca siyonist ordunun ailelerine yönelik tehditleri de rapor edilmiştir.

“İsrail yargısı bir haklar güvencesi olarak değil, Filistin halkıyla uluslararası dayanışma girişimlerine yönelik baskı politikasını meşrulaştıran bir araç olarak işlemektedir.”

CSP-Conlutas / 5 Mayıs 2026

Uluslararası hukuka bir kez daha meydan okunarak, İsrail yargısı bu Pazartesi (5) günü, insani yardım aktivistleri Brezilyalı Thiago Ávila ve Global Sumud Filosu üyesi Saif Abu Keshek’in tutukluluğunu altı gün daha uzatma kararı aldı. Karar, Aşkelon Sulh Ceza Mahkemesi tarafından alındı ve İsrail hükümetinin talebi kabul edilerek, herhangi bir resmi suçlama yöneltilmeksizin iki aktivistin önümüzdeki Pazar (10) günü saat 09.00’a kadar gözaltında tutulmasına hükmedildi.

Thiago ve Saif, geçtiğimiz hafta İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda, Gazze’ye bin kilometreden daha uzak bir noktada, Filistin halkıyla dayanışma amacıyla yürüttükleri insani görev sırasında kaçırıldı. Kaçırılan yaklaşık 180 aktivistin çoğu 48 saat içinde serbest bırakılmış olsa da, Thiago ve Saif hâlâ gözaltında tutulmakta, sorguya çekilmekte ve fiziksel ile psikolojik işkenceye maruz bırakılmaktadır.

İnsan hakları örgütü Adalah’ın avukatları Hadeel Abu Salih ve Lubna Tuma, tutukluluğun sürdürülmesinin hiçbir yasal dayanağı olmadığını vurgulayarak, İsrail yasalarının da bu durumda uygulanamayacağını ifade etti. Zira her iki aktivist de İsrail yargı yetkisi dışındaki bir bölgede yakalanmış olup İsrail vatandaşı değildir.

Buna rağmen yargıç Yaniv Ben-Haroush, kısmen ne aktivistlerin ne de savunmanın erişebildiği “gizli delillere” dayanarak tutukluluğun devamına karar verdi. Bu yöntem, olağanüstü mahkemelerin tipik bir uygulaması olup, savunma hakkı ve adil yargılanma ilkesinin açık ihlalidir.

İşkence ve Tehditler

Durum, aktivistlere dayatılan insanlık dışı koşullar nedeniyle daha da ağırlaşmaktadır. Savunmaya göre Thiago ve Saif, tam izolasyon altında tutulmakta, hücrelerinde 24 saat boyunca yoğun ışığa maruz bırakılarak uyumaları engellenmektedir. Tıbbi muayeneler de dahil olmak üzere her türlü nakil sırasında gözleri bağlanmaktadır. Ayrıca siyonist ordunun ailelerine yönelik tehditleri de rapor edilmiştir.

Bu uygulamalar, tutukluların direncini kırmayı ve sorgu sürecinde onları aşırı derecede yıpratmayı amaçlayan sistematik fiziksel ve psikolojik işkence rejiminin parçasıdır. 30 Nisan sabahından bu yana her iki aktivist de kaçırılmalarını ve maruz kaldıkları kötü muameleyi protesto etmek amacıyla açlık grevindedir; yalnızca su tüketmektedirler.

Adalah yaptığı açıklamada, yargı kararının “devletin hukuksuzluğunu meşrulaştırmak anlamına geldiğini” belirterek, aktivistlerin koşulsuz serbest bırakılması talebiyle Bölge Mahkemesi’ne derhal itiraz edildiğini duyurdu.

Savunmanın da ifade ettiği gibi, “İsrail yargısı bir haklar güvencesi olarak değil, Filistin halkıyla uluslararası dayanışma girişimlerine yönelik baskı politikasını meşrulaştıran bir araç olarak işlemektedir.”

Eylemler Artıyor, Aktivistlere Özgürlük Talebi Yükseliyor

Thiago ve Saif’in tutukluluğunun uzatılması, uluslararası alanda öfkeye ve protestolara yol açtı. İspanya ve İtalya’da düzenlenen eylemlerde, iki aktivistin derhal serbest bırakılması talep edilirken, İsrail’in uluslararası dayanışmayı sindirme girişimleri kınandı.

Brezilya’da da olayın ciddiyeti karşısında Lula hükümetinin Thiago Ávila için güçlü bir konsolosluk koruması sağlaması ve derhal serbest bırakılması için baskı yapması yönündeki talepler artmaktadır.

Brezilya hükümeti, işkence koşullarını ve hukuksuz gözaltıları açıkça teşhir etmekten kaçınmamalı; aynı zamanda İsrail ile ticari ve askeri ilişkileri kesmelidir. Ülkemiz, ırkçı ve soykırımcı bir rejimin suçlarına ortak olamaz.

Thiago ve Saif’in hukuksuz biçimde tutuklu tutulmaya devam edilmesi, bunun bir yargı süreci değil, Gazze’ye yönelik kuşatmaya karşı çıkan herkesi sindirmeyi amaçlayan siyasi bir operasyon olduğunu açıkça göstermektedir.

Bu nedenle sokaklardaki mobilizasyonun büyütülmesi, uluslararası baskının güçlendirilmesi ve Lula hükümetinden Thiago’nun ülkeye geri getirilmesi ile her iki aktivistin derhal özgürlüğünün sağlanması için somut ve acil adımlar atmasının talep edilmesi hayati önem taşımaktadır.

Yazının Portekizcesini okumak için tıklayınız.

Etiketlendi: