Anasayfa / Yaşam / ABD’de Yapay Zekâ Veri Merkezlerine Yönelik Muhalefet Giderek Artıyor

ABD’de Yapay Zekâ Veri Merkezlerine Yönelik Muhalefet Giderek Artıyor

ABD’de Yapay Zekâ Veri Merkezlerine Yönelik Muhalefet Giderek Artıyor

Fotoğraf: “Su Halka, Milyarderlere Değil! Yapay Zeka Veri Merkezlerine Hayır!” Ağustos 2025’te Tucson, Arizona’daki kongre merkezinde, devasa “Project Blue” veri merkezinin inşasıyla ilgili bir toplantıdan afiş. (Wild Horizons / Universal Images)

Yapay zekâ veri merkezi inşaatına artık her 10 Amerikalıdan 7’si karşı çıkıyor.

Yapay zeka veri merkezlerinin hızla yayılması, büyük teknoloji patronlarının ve kapitalistlerinin yapay zekâ teknolojilerinin gözetim, otomasyon ve savaş araçları olarak kullanılma kapasitesini artırmaya yönelik daha geniş bir siyasal projesini temsil ediyor. Bu projenin temel amacı, teknoloji kapitalistleri ile savunma sanayii şirketlerinden oluşan küçük bir azınlığın çıkarlarına hizmet etmek.

Başarılı bir veri merkezi karşıtı hareket, ekonominin ve toplumun daha geniş kesimlerinin sağcı bir güç tarafından ele geçirilmesine karşı muazzam bir zafer anlamına gelecektir. Bugün inşa edilmeyen her veri merkezi, bunun yerine konutlara, okullara ya da temiz enerji üretimine aktarılabilecek bir kaynaktır.

Yeni veri merkezlerinin inşasını durdurmaya yönelik talepler kuşkusuz değerli olsa da hareket bunun ötesine geçmeli ve hâlihazırda var olan veri merkezlerinin kamulaştırılması ve işçi denetimi altına alınması talebini yükseltmelidir.

Herman Morris / 5 Ağustos 2026

ABD genelinde yeni veri merkezlerine karşı hareket büyümeye devam ediyor. Her gün sokaklarda ve belediye meclisi toplantılarında insanlar bu merkezlerin inşasına karşı seslerini yükseltiyor. 18 Temmuz’da veri merkezlerine karşı 42 eyalette 142 protesto düzenlendi; bunların çoğu Teksas’taydı. Dile getirilen kaygılar arasında çoğunlukla yüksek elektrik maliyetleri, su tüketimi, emisyonlar ile ışık ve gürültü kirliliği bulunuyor.

Ancak daha geniş bir perspektiften bakıldığında, veri merkezlerine karşı protestolar ve Flock gözetleme kameralarının yaygınlaşmasına karşı düzenlenen müttefik eylemler, teknoloji milyarderlerinin ekonomiyi ele geçirmesine karşı kentlerin ve çevrelerindeki kaynakların demokratik denetimini talep eden yeni bir kitlesel hareketin ortaya çıkışını gösteriyor. Bu yeni kitlesel hareket, işçi sınıfı toplulukları içindeki alışılmış partizan ayrımları aşma potansiyelini de ortaya koydu; Cumhuriyetçi ve Demokrat seçmenler, normal koşullarda büyük ölçüde birbirlerine karşı konumlanırken, veri merkezleri konusunda önemli ölçüde aynı yönde tavır alıyor.

Bu kitlesel protestolar, her iki partinin kapitalist siyasetçilerini de bir krize sürükledi. Öfkeyi yatıştırmak amacıyla hem New York hem de Teksas, veri merkezi inşaatlarını sınırlamak üzere moratoryum ilan etmek zorunda kaldı. Veri merkezlerine karşı protestolar ve bu protestoların kapitalist siyasetçiler üzerinde yarattığı baskı, ABD’de kitlesel siyaset açısından yeni bir alan açıyor. Bu mücadeleye bütün emekçilerin katılması ve onu desteklemesi gerekiyor; çünkü bu hareket, şirket çıkarlarının otoriter yönetiminin temel dayanaklarından birine doğrudan saldırıyor.

Hareketin Bileşimi

Yapay zekâ veri merkezi inşaatına artık her 10 Amerikalıdan 7’si karşı çıkıyor. Veri merkezlerine karşı harekete geçenlerin çoğu kırsal kesimlerde ya da işçi sınıfının yaşadığı topluluklarda bulunuyor. Bunun nedeni, veri merkezi yatırımlarının düşük gayrimenkul değerlerine ve kent sınırları içerisindeki mevcut sanayi bölgelerine yönelmesi; bu tesislerin çoğu zaman sanayi atıklarının sonuçlarına katlanmak zorunda bırakılan ezilen ve marjinalleştirilmiş toplulukların yakınında kurulması.

Bu projeler büyük ölçüde küçük kasabalara dayandığından, en büyük mücadelelerin birçoğu belediye meclislerinde ya da yerel yönetim toplantılarında yaşanıyor. Buralarda halk salonları dolduruyor ve yerel seçilmiş meclislerden daha önce onaylanmış projeleri iptal etmelerini talep ediyor. Peculiar, Missouri; San Marcos, Teksas; ve Pittsburg, Kaliforniya gibi örneklerde, daha küçük topluluklar örgütlenerek ve belediye meclislerini harekete geçirerek veri merkezi projelerini durdurmayı başardı. Çoğu durumda bu başarılar, yetkililerin saatlerce süren ve yoğun protestolarla karşı karşıya kaldığı uzun toplantıların ardından geldi.

Bu zaferler önemli ve kutlanmalıdır. Ancak mücadele yalnızca belediye ve yerel meclislerde yürütülen mücadelelerle sınırlı kalmamalıdır. Yerel yönetim düzeyinde örgütlenmenin sınırlarını gösteren örneklerden biri Mississippi eyaletindeki Saline Township’te yaşandı. Burada bir Stargate yapay zekâ veri merkezinin geliştiricileri, yerel meclisin imar izinlerini reddetmesinin ardından küçük kasabayı mahkemeye verdi. Geliştiriciler, yalnızca daha derin ceplere sahip oldukları için mahkemede davayı kazandılar. Protestocular, mücadeleyi belediye binaları ve mahkeme salonlarının ötesine taşımanın yollarını bulmak ve veri merkezi inşaatının durdurulması talebini sokaklara taşımak zorunda kalacak.

Belediye toplantılarında veri merkezlerine karşı çıkan insanlar elektrik maliyetleri, kirlilik, su kullanımı ve gerçek anlamda istihdam yaratılmaması gibi nedenleri sıralıyor. Veri merkezi yatırımlarının yayılmasına ilişkin araştırmalar, bu kaygıların haklı olduğunu ortaya koyuyor. Örneğin Utah’ta Stratos veri merkezi projesinin 9 GW elektrik tüketmesi öngörülüyor. Bu, Utah eyaletinin bugün tükettiği toplam elektrikten daha fazla. Dahası, veri merkezi kuraklıktan etkilenen bir bölgede inşa ediliyor ve suyunu Büyük Tuz Gölü’nden çekiyor. Gölün kuruması ise göl tabanında bulunan toksik maddelerin açığa çıkması tehdidini beraberinde getiriyor.

Bir başka örnek, Tennessee eyaletindeki Memphis’in dışında bulunan xAI Colossus veri merkezi. Bu tesis, sahaya veri merkezine enerji sağlamak üzere 35 yasa dışı metan gaz türbini ekleyerek Çevre Koruma Ajansı’nın (EPA) emisyon kısıtlamalarını açıkça ihlal etti. Üretim tahminlerine göre bu jeneratörlerin yaratacağı emisyonlar Memphis Havalimanı’nın ürettiği emisyonlardan daha yüksek olabilir.

ABD’de Yapay Zekâ Veri Merkezlerine Yönelik Muhalefet Giderek Artıyor

Veri Merkezlerini Bağlamına Oturtmak

Doğrudan çevresel ve yaşam maliyetiyle ilgili kaygıların ötesinde, yapay zeka veri merkezlerinin hızla yayılması, büyük teknoloji patronlarının ve kapitalistlerinin yapay zekâ teknolojilerinin gözetim, otomasyon ve savaş araçları olarak kullanılma kapasitesini artırmaya yönelik daha geniş bir siyasal projesini temsil ediyor. Bu projenin temel amacı, teknoloji kapitalistleri ile savunma sanayii şirketlerinden oluşan küçük bir azınlığın çıkarlarına hizmet etmek.

İnşa edilen her yeni veri merkezi, bir avuç büyük teknoloji şirketinin sahip olduğu hesaplama kapasitesini artırıyor. Bu şirketler daha sonra bu araçları hem mavi yakalı hem de beyaz yakalı sektörlerde işlerin otomasyonu için kullanabiliyor. Aynı zamanda internet bağlantılı güvenlik kameraları, internet ve sosyal medya trafiği, devlet kayıtları ve benzeri kaynaklardan toplanan devasa miktardaki veriyi yapay zekâ araçlarıyla işleyerek topluluklar üzerindeki gözetimi yoğunlaştırabiliyorlar.

Bu gözetim sistemleri savaş bölgelerinde de kullanılabilir. İşgal altındaki toprakların gözetlenmesi bunun örneklerinden biridir. Amazon ve Google’ın İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) ile yaptığı Nimbus sözleşmesi bunun bir örneğidir. Bir diğer örnek ise IDF’nin siber savaş birimi 8200 ile yapılan Azure sözleşmesidir. Bu birim her gün Filistinlilere ait milyonlarca telefon görüşmesini topluyor.

Başarılı bir yapay zeka veri merkezi karşıtı hareket, ekonominin ve toplumun daha geniş kesimlerinin sağcı bir güç tarafından ele geçirilmesine karşı muazzam bir zafer anlamına gelecektir. Bugün inşa edilmeyen her veri merkezi, bunun yerine konutlara, okullara ya da temiz enerji üretimine aktarılabilecek bir kaynaktır.

Biz veri merkezi karşıtı hareketi destekliyoruz; çünkü bu hareket, ABD ekonomisi ve devleti üzerinde giderek daha fazla kontrol kuran büyük teknoloji kapitalistlerinin toprak kullanımına ilişkin kararlarına karşı demokratik talepleri temsil ediyor. Bununla birlikte yeni veri merkezlerinin inşasını durdurmaya yönelik talepler kuşkusuz değerli olsa da hareket bunun ötesine geçmeli ve hâlihazırda var olan veri merkezlerinin kamulaştırılması ve işçi denetimi altına alınması talebini yükseltmelidir.

Bugün tüm veri merkezi inşaatları durdurulsa bile, gözetim, veri toplama ve yerel çevrelerin kirletilmesi kapasitesi hâlihazırda inşa edilmiş olan merkezler nedeniyle büyük ölçüde artırılmış durumda. Emekçilerin, mevcut veri merkezlerinin ve yapay zekâ araçlarının nasıl kullanılacağı konusunda söz ve karar sahibi olması gerekiyor. Bu araçların kendi bilgileri ve demokratik denetimleri altında kullanılmasını sağlayarak, onların ülke içinde ve dışında işçilere karşı kullanılma kapasitesini ancak bu şekilde sınırlayabiliriz.

Etiketlendi: