Anasayfa / İşçinin Sözü / İşçinin Sözü: İşçilerin Ortak Sesini Büyütmek İçin Yola Çıkıyor!

İşçinin Sözü: İşçilerin Ortak Sesini Büyütmek İçin Yola Çıkıyor!

İşçinin Sözü: İşçilerin Ortak Sesini Büyütmek İçin Yola Çıkıyor!

İşçinin Sözü, işçilerin mücadelelerini, kendi deneyimlerini ve taleplerini görünür kılmak amacıyla yayın hayatına başlıyor.

Marksizm Şimdi! Yayın Kurulu / 5 Eylül 2026

“Emeğin Onuru, Dayanışmanın Gücü” sloganıyla işyerlerinden haberleri, direnişleri, çalışma yaşamına ilişkin gelişmeleri ve işçilerin doğrudan deneyimlerini gündeme taşıyacak olan platform, farklı sektörlerde çalışan işçilerin birbirinden haberdar olmasını ve mücadelelerin ortaklaştırılmasını hedefliyor.

Dayanışmanın kuruluş metninde, ücretlerden iş güvenliğine, çalışma koşullarından örgütlenme hakkına kadar işçilerin gündelik yaşamını belirleyen sorunların birlikte ele alınması gerektiği vurgulanıyor.

İşçinin Sözü, sendikal ve toplumsal mücadelelerden işçi haberlerine kadar geniş bir alanda, emeğin ve dayanışmanın sesini büyütmeyi amaçlıyor.

“İşçinin Sözü” çağrı metninin tamamı şöyle:

İşçinin Sözü: Emeğin Onuru & Dayanışmanın Gücü
İşçinin Sözü: Emeğin Onuru & Dayanışmanın Gücü

İşçinin Sözü

Emeğin Onuru ve Dayanışmanın Gücü

Biz işçiler bu ülkenin her yerindeyiz.

Fabrikalarda, atölyelerde, madenlerde, şantiyelerde, depolarda, hastanelerde, okullarda, tarlalarda, mağazalarda, yollarda, ofislerde çalışıyoruz. Üretiyoruz, taşıyoruz, temizliyoruz, bakıyoruz, onarıyoruz, büyütüyoruz.

Bu ülkenin çarkını biz döndürüyoruz.

Ama çoğu zaman bizim hakkımızda başkaları konuşuyor. Ücretimize başkaları karar veriyor. Çalışma koşullarımıza başkaları karar veriyor. Hatta kimi zaman nasıl yaşayacağımıza bile başkaları karar veriyor.

İşçinin Sözü, tam da buna karşı çıkmak için kuruluyor.

Bizim sözümüzü yine biz söyleyelim diye.

İşçilerin birbirinden haber aldığı, birbirinin mücadelesini öğrendiği, haksızlığa uğradığında yalnız kalmadığı bir dayanışma ağı kuralım diye.

Çünkü biliyoruz: İşçinin en büyük gücü yalnız emeği değil, birliğidir.

Ama birlik, hepimizin aynı olması demek değildir.

Aramızda Türk olan var, Kürt olan var. Sünni olan var, Alevi olan var. Dindar olan var, seküler olan var. Sağdan gelen var, soldan gelen var. Farklı şehirlerden, farklı kültürlerden, farklı hayat hikâyelerinden geliyoruz.

Bunların hiçbiri bizi birbirimizin ayırmak zorunda değildir.

İnsan kendi dilini sever, inancını sever, memleketini sever, kültürünü sever. Bunlarda utanılacak bir şey yoktur.

Ama kendi kimliğine saygı duymak, başkasının kimliğini küçümsemek değildir.

Tam tersine, gerçek onur başkasının onurunu da tanıyabilmektir.

Onurlu bir Türk, Kürt işçinin eşitliğini savunur.

Onurlu bir Kürt, Türk işçinin hakkını kendi hakkından ayrı görmez.

Müslüman, kul hakkının ne demek olduğunu bilir; emeği çalınanın, hakkı yenilenin, Alevinin de, inanmayanın da hakkını savunmanın adaletin gereği olduğunu bilir.

Bizler biliyoruz ki patronun karşısında tek başına kalan işçi zayıftır. İşyerinde yapılan haksızlığı tek başına göğüslemek zordur.

İşten atılma korkusu, borç, kira, çocukların geleceği, geçim sıkıntısı insanı yalnızlaştırır.

İşte bu yüzden dayanışma değerlidir.

Bağımsız taban dayanışması, işçinin kendi sözünü kendisinin söylemesidir, işten atılan arkadaşımızı yalnız bırakmamaktır.

Ücretlerimizi, mesailerimizi, iş güvenliğini birlikte konuşmaktır.

Sendikamız varsa onu aşağıdan denetlemek, yoksa örgütlenmenin yolunu birlikte aramaktır.

Hiçbir partiye, hiçbir patrona, hiçbir bürokrata işçinin iradesini teslim etmemektir.

Bu, siyasetsiz olmak demek değildir. Tam tersine, hayatımız hakkında söz sahibi olmak demektir.

Çünkü ücret de siyasettir. Kira da siyasettir. İş güvenliği de siyasettir.

Çocuğumuzun eğitimi, hastanede gördüğümüz hizmet, emekliliğimiz, vergilerimiz, savaş ve barış meselesi de bizim hayatımızdır.

İşçiler bu ülkenin yurttaşlarıdır ve bu ülkenin nasıl yönetileceği konusunda herkes kadar söz hakkına sahiptir

İşçinin Sözü bu yüzden yalnızca bir internet gazetesi olmayacak.

İşyerlerinden haberlerin yayımlandığı bir yer olacak. Haklarımızı öğreneceğimiz bir yer olacak.

Bir fabrikadaki direnişin başka fabrikalara duyurulduğu bir yer olacak.

İşçilerin kendi yazılarını, görüntülerini, deneyimlerini paylaşabildiği bir yer olacak.

Bizim istediğimiz çok basit:

Emeğimizin karşılığını almak. Güven içinde çalışmak. İnsan yerine konulmak.

Kimliğimizden, inancımızdan, dilimizden dolayı aşağılanmamak.

Birbirimizin hakkına sahip çıkmak. Ve kendi geleceğimiz hakkında söz sahibi olmak.

Bunun için birbirimizi bulmamız gerekiyor. Konuşmamız gerekiyor. Dayanışmamız gerekiyor.

Tek başımıza güçsüz olabiliriz. Ama yan yana geldiğimizde bu ülkenin en büyük gücüyüz.

İşçinin Sözü, ortak sesimizi büyütmek için yola çıkıyor.

Emeğimiz için. Onurumuz için. Birliğimiz için.

Ve hep birlikte başı dik yaşayacağımız bir Türkiye için.

Emeğin Onuru

Dayanışmanın Gücü

İşçinin Sözü, ortak sesimizi büyütmek için yola çıkıyor.

İşçinin Sözü İşçilerin Ortak Sesini Büyütmek İçin Yola Çıkıyor
Etiketlendi: