Anasayfa / Enternasyonal / Bolivya: İşçilerin Kuşattığı Başkent Paz, Olağanüstü Hal İlan Ediyor ve Mücadele Önderlerine Yönelik Baskıyı Artırıyor

Bolivya: İşçilerin Kuşattığı Başkent Paz, Olağanüstü Hal İlan Ediyor ve Mücadele Önderlerine Yönelik Baskıyı Artırıyor

Bolivya'da devlet başkanına yönelik "Rodrigo İstifa" çağrıları

Bolivya krizine otoriter bir çözüm dayatma girişimlerine karşı daha fazla örgütlenme, daha fazla birlik ve daha fazla dayanışmayla yanıt verelim.

Lena Souza / 10 Haziran 2026

Rodrigo Paz yönetiminin Yeni Olağanüstü Hal Düzenleme Kanunu’nu yürürlüğe koyması, Bolivya’da yaşanan siyasi ve toplumsal kriz ortamında devlet baskısının tırmanmasının somut bir göstergesidir. Yürütme organı henüz resmi olarak olağanüstü hâl ilan etmemiş olsa da, hükümetin ve baskı aygıtının yetkilerini genişleten bu düzenleme; kitlesel seferberlikler, yol kesme eylemleri ve protestoların hız kazandığı bir süreçte hayata geçirilmektedir. Söz konusu yasa, hükümetin büyüyen halk hoşnutsuzluğuna karşı izlemeyi planladığı yolu açıkça ortaya koymaktadır. Güvenlik güçlerinin daha sert müdahalesi için yasal zemin hazırlanırken, sendika, köylü ve Yerli halk önderleri çoktan ağır biçimde yargılanmakta ve tutuklanmaktadır.

Olağanüstü Hal Yasası: Öldürme Lisansı

Sendikalar, taban örgütleri, Yerli halk toplulukları ve demokratik hakların pek çok savunucusu, yeni yasanın protestolara yönelik baskıyı fiilen cezasız kılacağı konusunda hemfikirdir. Düzenleme, yürütme organının iç çatışmalara müdahale yetkisini genişletmekte; silahlı kuvvetler ve polisin eylemlerini daha önce düzenleyen sınırları ortadan kaldırmaktadır.

Yeni Olağanüstü Hal Düzenleme Kanunu ile önceki 1341 Sayılı Yasa arasındaki en çarpıcı fark; yürütme organının yetkilerinin kapsamının genişletilmesi ve baskı güçlerine tanınan güvencelerin artırılmasıdır. Önceki yasa, silahlı kuvvetlerin yalnızca polisin fiilen bunaldığı durumlarda ve tamamlayıcı bir rol üstlenmesine izin verirken, personelin bireysel hukuki, medeni ve idari sorumluluğunu da güvence altına alıyordu. Yeni düzenleme ise asker ile polisin ortak müdahalesini meşrulaştırmak amacıyla “ani operasyonel başarısızlık” kavramını hukuka sokmuştur. Bunun yanı sıra, 26. Madde olağanüstü hâl döneminde silahlı kuvvetler ve polisin gerçekleştirdiği eylemlerin yasal kabul edileceğini hükme bağlamaktadır. 27. Madde ise operasyonlar sırasında yaşanabilecek olaylar nedeniyle yargılanan askeri personele devlet hukuki yardımı sağlamaktadır.

Eylem yapanlar açısından yasa, demokratik özgürlüklerin ve halkın gösteri hakkının önüne düzeni korumayı geçiren gerçek bir “öldürme lisansı” niteliği taşımaktadır.

Artan Baskı ve Çok Sayıda Önderin Tutuklanması

Olağanüstü hal henüz ilan edilmemiş olsa da siyasi zulüm ve baskıya ilişkin raporlar giderek çoğalmaktadır. Hükümet olası bir ilan için zemin hazırlarken baskı tırmanmaya devam etmektedir. Son günlerde kamuoyuyla paylaşılan bilgilere göre, ülkeyi beş haftayı aşkın süredir sarsan çatışma ortamında en az 365 kişi gözaltına alınmıştır.

En son tutuklamalar arasında öne çıkan isimler şunlardır: Mahalle Dernekleri Federasyonu’nun (FEJUVE) başkanı Justino Apaza, plakalı araç kullanmayan maskeli kişilerce kaçırılmış; terörizm, suç örgütü üyeliği ve alenen suça tahrik gibi suçlamalarla tutuklu yargılanmak üzere cezaevine gönderilmiştir. Ponchos Rojos’un lideri Bernabé Gutiérrez de aralarındadır. Ayrıca 7 Haziran’da Bolivya İşçi Sendikası Federasyonu’nun (COB) beş ulusal önderinin tutuklanması da büyük yankı uyandırmıştır. COB’un açıklamasına göre, önderler El Alto şehrinde özel bir araçla kamuya açık bir yolda seyahat ederken, sivil kıyafetli, kimliğini açıklamayan ve tutuklama kararı göstermeyen silahlı maskeli kişiler tarafından durdurulmuşlardır. Operasyon sırasında araçtan çıkmalarını sağlamak için gözyaşartıcı gaz atılmış; önderler ardından FELCC (Bolivya Ulusal Polisi) tesislerine götürülmüştür.

Bu politika, eylemdeki kesimlerde korku yaratmayı ve kitlesel seferberliği çökertmeyi hedeflemektedir. Yeni olağanüstü hal yasasının kabulü de toplumsal hareketi zor yoluyla bastırmaya yönelik ve halihazırda hayata geçirilmiş olan stratejinin bir parçasıdır.

Paz, Sağın ve Trump’ın Senaryosunu İzliyor

Yeni Olağanüstü Hal Düzenleme Kanunu’nun kabul sürecinde Cumhurbaşkanı Rodrigo Paz, protestolar ve yol kesme eylemlerini “narko-terör” ağıyla ilişkilendiren bildik söyleme başvurmuştur. Bu retorik Latin Amerika’da yeni değildir. Son yıllarda sağcı hükümetler ve ABD’nin dış politikasıyla aynı çizgide yer alan kesimler; toplumsal mücadeleleri karalamak, yargısız baskıyı meşrulaştırmak ve demokratik özgürlükleri kısıtlamak amacıyla “terörist,” “yıkıcı” ve “narko-terörist” gibi etiketleri defalarca kullanmıştır. Seferber olan kesimleri ulusal güvenliğe yönelik bir tehdit olarak sunarak hükümet; ekonomik krizden, yaşam koşullarının ağırlaşmasından ve halk hoşnutsuzluğundan beslenen meşru talepleri itibarsızlaştırmaya çalışmaktadır. Uyuşturucu kaçakçılığı, terörizm ya da örgütlü suçla mücadele bahanesi, ABD’nin Latin Amerika’ya yönelik siyasi, diplomatik ve askeri müdahalesini meşrulaştırmak için sürekli devreye sokulmaktadır. Bu bağlamda Paz’ın söylemi; kamuoyunu daha geniş çaplı bir baskıya hazırlamak, sendika, köylü ve Yerli halk önderlerinin tutuklanmasını meşrulaştırmak ve halkı emperyalist müdahalenin zorunluluğuna inandırmaya çalışmak anlamına gelmektedir.

Bu nedenle, “demokratik kurumlar ve hukukun üstünlüğüne saygı” bahanesiyle işçi seferberliğine karşı Paz hükümetinin yanında yer alan Lula’nın tutumunu bir kez daha kınıyoruz.

Mücadele Nedeniyle Tutuklananlara Özgürlük! Uluslararası Dayanışmaya Çağırıyoruz

Bugün Bolivya’da boy veren mücadele ulusal sınırları aşmaktadır. Bu mücadelenin sonucu; kemer sıkma önlemleri, baskı ve doğal kaynakların yağmalanmasına karşı verilen mücadelede sağcı hükümetlerin, büyük ulusötesi şirketlerin ve emperyalizmin giderek saldırganlaşan saldırısıyla yüz yüze gelen tüm Latin Amerika işçileri, yoksulları ve Yerli halkları için belirleyici olacaktır.

Bolivya’da halk seferberliğinin zafer kazanması, Latin Amerika halkalarının kemer sıkma, baskı ve doğal kaynakların yağmalanmasına karşı yürüttüğü mücadeleyi güçlendirecektir; bir yenilgi ise bölge genelinde toplumsal ve demokratik kazanımlara yönelik yeni saldırıların önünü açacaktır.

Uluslararası dayanışma, yalnızca Bolivya halkına destek vermek değil; aynı zamanda Latin Amerika halklarının ortak çıkarlarını emperyalist tahakküm ve ekonomik elitlere hizmet eden politikalar karşısında savunmaktır.

İşte bu nedenle, Bolivya halkının mücadelesi ile tutuklu ve siyasi sürgündeki bireylerin özgürlüğü için en geniş eylem birliğini oluşturmak zorunludur.

Latin Amerika’daki ve dünyanın dört bir yanındaki sendika federasyonlarını, köylü örgütlerini, Yerli halk hareketlerini, demokrat ve insan hakları kuruluşlarını uluslararası dayanışmaya çağırıyoruz. Bolivya’da demokratik özgürlüklerin savunusu, kemer sıkma politikalarıyla, zulümle ve protestoların suç kapsamına alınmasıyla mücadele eden tüm emekçileri ve tüm halkları ilgilendiren ortak bir davadır.

Demokratik hakların güvence altına alınmasını ve gözaltındaki tüm bireylerin serbest bırakılmasını talep etmek için; farklı ülkelerdeki Bolivya büyükelçiliklerinin önünde açıklamalar, tanıtım kampanyaları, kamuoyu etkinlikleri ve dayanışma eylemleri örgütlememiz gerekmektedir.

Tarih, hükümetlerin toplumsal krizleri baskıyla çözmeye kalkıştığı dönemlerde ulusal ve uluslararası dayanışmanın halkların elindeki temel silaha dönüştüğünü defalarca kanıtlamıştır. Bolivya krizine otoriter bir çözüm dayatma girişimlerine karşı daha fazla örgütlenme, daha fazla birlik ve daha fazla dayanışmayla yanıt verelim.

Mücadele Nedeniyle Tutuklananlara Derhal Özgürlük!

Toplumsal Protestoların Suç Kapsamına Alınmasına Son!

Yaşasın İşçilere ve Halka Uluslararası Dayanışma!

Tüm İktidar COB’a!

  • Uluslararası İşçi Birliği, dünya işçilerine bir mesaj gönderen Ponchos Rojos (Kızıl Ponçolular) gibi Bolivyalı işçilerle omuz omuza, Bolivya’daki yol kapatma ve abluka eylemlerinde yer almaya devam ediyor.

Başkent Paz’a giden yolları kapatarak kuşatma altında tutan işçilerin Uluslararası İşçi Birliği – Dördüncü Enternasyonal (UİB-DE / LITCI) Instagram sayfasında yer alan açıklamaları:

“Dünyanın dört bir yanındaki farklı ülkelerde bulunan Bolivyalı kardeşlerim, yoldaşlarım; hepinize günaydın. Burada, Bolivya Çokuluslu Devleti’nin La Paz departmanına bağlı Muñecas eyaleti halkı olarak mücadele bayrağını yükseltiyor, direnişi büyütüyoruz.

Kadim yerli halklar olarak son derece haklı gerekçelerimiz var. Demokratik yöntemlerle, halkın oylarıyla seçilen bu hükümet, bugün gelinen noktada açıkça diktatörleşmektedir. Sadece altı ay içinde devleti tepeden inme kararnamelerle ve baskıyla yönetmeye başladılar. Biz Bolivyalıların en temel anayasal haklarını gasbediyorlar.

Bugün sokaklarda olan, kitleleri harekete geçiren bu halk; tüm yerli halkların devrimci iradesiyle, halkın oylarıyla bu hükümeti iktidara taşıyan halkın ta kendisidir. Biz onlara güvendik, değil mi? Bu hükümet artık anayasal ve demokratik meşruiyetini yitirmiştir, diktatörlüğe evrilmiştir. Yerli halkların haklarını ve kazanımlarını çiğnemektedir; işte bu yüzden sokaktayız, direnişteyiz.

Bugüne kadar attıkları hiçbir karşı-devrimci adımı kabul etmiyoruz. Altı ay gibi kısa bir sürede, şu an alanlarda mücadele eden tüm yoksul ve emekçi halkların kazanımlarına darbe vurdular. Beş yıllık görev sürelerinin sonunda sevgili Bolivya’mızın akıbeti ne olacak?

Bu nedenle, yurt dışında, farklı ülkelerde yaşayan sevgili yoldaşlar, kardeşler; bu haklı mücadelede birleşelim! Bulunduğunuz ülkelerde kitlesel olarak harekete geçin, örgütlenin ve sesinizi yükseltin!”

Kuşatmayı sürdüren işçilerden bir diğerinin açıklaması:

“Tüm yoldaşlara, tüm emekçilere merhaba. Şu anda El Alto ile La Paz arasındaki ulaşımı sağlayan barikat hattındayız, yol kapatma eyleminin merkezindeyiz. Burada, Bolivya’nın tarihi mücadelesinde ve direnişinde çok önemli bir yeri olan Ponchos Rojos (Kırmızı Pançolular) topluluğu bulunuyor.

Şu an itibarıyla tansiyonun ciddi şekilde yükseldiğine tanıklık ediyoruz. Bunun temel sebebi, Senato’dan geçen ve her an Temsilciler Meclisi’nde de onaylanması beklenen olağanüstü hâl (istisnai durum) yasasıdır. Bu olağanüstü hâl ilanı, kitle hareketlerine ve halkın mobilizasyonuna yönelik baskı ve devlet şiddeti olarak şimdiden meyvelerini vermeye başladı.

Bugün sabaha karşı, Santa Cruz eyaletine bağlı San Julián bölgesindeki direniş barikatını zorla açma girişimi gerçekleşti. Orada polisin, askeri güçlerin ve aşırı sağcı odakların yoğun baskısı ve saldırısı yaşandı; ancak halkın kararlı direnişi sayesinde bu saldırı başarısızlığa uğratıldı ve barikatlar korunmaya devam ediyor.

Bu direnişin karşısında, egemenler şimdi de halk hareketinin önderlerine ve yöneticilerine yönelik bir sürek avı başlatmış durumda. FEJUVE (Komşuluk Heyetleri Federasyonu) yöneticilerinden biri çoktan gözaltına alındı, adeta kaçırıldı. Ve şu anda, Ponchos Rojos topluluğundan bir yoldaşımızın daha gözaltına alındığına dair ihbar almış bulunuyoruz.

Bizler, gözaltına alınan ve alıkonulan bu yoldaşlarımızın derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmasını talep ediyoruz!”

Yazının İngilizcesini okumak için tıklayınız.

Etiketlendi: