Burjuva değişimin kapılarını yeniden aralamak için değil, sistem karşıtı bir alternatif için Meloni hükümetini devirmek üzere sokaklarda güç inşa etmek zorundayız.
Komünist Alternatif Partisi – PdAC Ulusal Yürütme Komitesi / 27 Mart 2026
22 ve 23 Mart’ta, çok yüksek katılımla İtalyan seçmenler Nordio-Meloni reformuna karşı oy kullandı. “Hayır” oyu, “Evet” oyunu iki milyon farkla geride bırakarak açık ara kazandı. Bu sonuç, geçtiğimiz sonbaharda, 22 Eylül ile 3 ve 4 Ekim’de, gerçekleşen kitlesel seferberliklerin ve emperyalist savaşlara, Meloni hükümetinin Filistin’deki Siyonist soykırıma suç ortaklığına, emperyalist silahlanmaya ve Trump’ın savaşlarına karşı siyasete giren yeni bir kuşağın ürünüdür.
Meloni ne kadar bu oylamanın politik değil, yalnızca reformla sınırlı olduğunu iddia etmeye çalışsa da (acaba “Evet” kazansaydı aynı şeyi söyler miydi?), gerçek bunun tersidir: bu oylama, gerici hükümete ağır bir darbe indiren politik bir oylamadır.
Komünist Alternatif Partisi (PdAC), “Hayır” için derhal seferber olmuş ve sahte burjuva muhalefet partilerinden farkını özellikle vurgulamıştır. Bu partiler, işçi düşmanı önlemler ve baskıcı yasalar açısından kıyaslanamaz bir sicile sahiptir: Partito Democratico’nun (PD) damgasını taşıyan İş Reformu’ndan, Lig ile M5S ittifakının ürünü olan Conte hükümetinin güvenlik kararnamelerine ve yine PD’nin eseri olan Minniti’nin Libya’daki toplama kamplarına kadar (bunu unutmayalım!). Aynı zamanda, mücadele ve seferberliğin yeniden başlatılması gerekliliğini vurguluyoruz; geçtiğimiz sonbaharda kitlelerin açtığı yolu yeniden canlandırmak zorundayız. Sendika bürokrasileri, o olağanüstü kitlesel mücadele dalgasını kesintiye uğratarak hükümetin baskıcı yasaları daha da sıkılaştırmasına olanak tanımak gibi ağır bir sorumluluk taşımaktadır. Artık kaybedecek zaman yok: Meloni hükümetini devirmek için kitlesel bir genel grev örgütlenmelidir.
Schlein ve Conte’nin açıklamaları, yaklaşan 2027 seçimleri için kendi burjuva, işçi düşmanı partilerini konumlandırma amacını taşımaktadır. Hedefleri, büyük sanayi ve finans burjuvazisinin ayrıcalıklı muhatapları olarak Palazzo Chigi’ye geri dönmek; sendika yönetimlerini kendi denetimleri altına alarak patronların hizmetine sunmaktır, başta CGIL olmak üzere. Nitekim Landini’nin açıklamalarında “grev” kelimesini özellikle telaffuz etmekten kaçınması, bunun yerine Anayasa’yı savunmaktan ve referandum zaferini kutlamaktan söz etmesi tesadüf değildir.
PDAC, burjuva Anayasası’nı ya da onun sınıf karakterli adalet sistemini savunmaz; bu sistem, Mossad’ın talimatları doğrultusunda mücadele eden işçileri bastırmakta ve Filistin’le dayanışma hareketinden yoldaşları tutuklamaktadır.
PDAC, bu referandumu aynı zamanda genelleşmiş bir sınıf mücadelesi alanı olarak değerlendirmiş; yürütmenin daha da güçlendirilmesiyle daraltılmak istenen işçi sınıfının demokratik alanlarını savunmuştur. Marx’ın tanımladığı gibi yürütme, “burjuvazinin işlerini yöneten bir komitedir.”
Komünist Yeniden Kuruluş Partisi (PRC) ve Potere al Popolo’nun (PAP) reformist solundan gelen açıklamaların, PD, Beş Yıldız Hareketi ve Yeşil-Sol İttifakı (AVS) ile büyük ölçüde örtüştüğünü de belirtmek gerekir. İlk gruptakiler en fazla bazı suçlara karışmış müsteşarların istifasını talep etmekle yetinirken, PRC ve PAP Meloni’nin “istifası” için soyut bir çağrı yapmakta, ardından meseleyi 2027 seçimlerine ertelemektedir. Bu seçimlerde ise öngörüldüğü üzere, yeniden, az ya da çok eleştirel biçimde, burjuva merkez-solun peşine takılacaklardır.
Oysa çok daha fazlası mümkündür ve gerekli olan da budur. Burjuva değişimin kapılarını yeniden aralamak için değil, sistem karşıtı bir alternatif için Meloni hükümetini devirmek üzere sokaklarda güç inşa etmek zorundayız.
PDAC, tüm sendikaları ve hareket örgütlerini, işyerlerinde ve sokaklarda kitlesel bir genel grev örgütlemeye çağırmaktadır. Bu, sürekli bir seferberlik sürecinin parçası olarak, Giorgia Meloni liderliğindeki gerici hükümetin devrilmesine kadar ilerleyecektir. Bu süreç, insanlığı uçuruma sürükleyen çürümüş kapitalist sisteme karşı bir işçi hükümeti ve sosyalist bir alternatifle sonuçlanacaktır.
Biz, burjuva muhalefetin uzlaşmacı kutlamalarını istemiyoruz: Biz, zenginliği üretenlerin iktidarı ele aldığı gün kutlama yapacağız, öyle ki bu zenginlik toplumun hizmetine sunulsun ve kâr uğruna dünyayı mahveden bir avuç kapitalistin elinde toplanmasın.
Yazının İngilizcesini okumak için tıklayınız.







