PSTU-Brezilya karara itiraz edecek ve Filistin halkına desteğini sürdürmeye devam edecek.
PSTU-Brezilya (İşçileri Birleşik Sosyalist İşçi Partisi – Partido Socialista dos Trabalhadores Unificado) / 29 Nisan 2026
Salı günü, 28’inde, 4. Federal Ceza Mahkemesi, PSTU Başkanı Zé María’yı “ırkçılık” suçlamasıyla iki yıl hapis cezasına çarptırdı. En şaşırtıcı olan ise, kararın Zé María’nın Filistin halkını savunan, İsrail Devleti’nin işgal altındaki Filistin’e dayattığı soykırımı ve sömürgeci rejimi teşhir eden bir konuşmasına dayanmasıdır.
Dava, CONIB (Brezilya İsrail Konfederasyonu) ve FISESP (São Paulo Eyaleti İsrail Federasyonu) gibi Siyonist kuruluşlar tarafından açıldı. Aynı örgütler, Gazze’de şimdiye dek çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 67 binden fazla insanın yaşamına mal olan süregelen soykırım nedeniyle İsrail Devleti’ne verilen desteğin erozyona uğraması karşısında, bu katliama karşı ses çıkaran gazetecilere ve kamuoyunda tanınan isimlere yönelik bir baskı ve yargısal taciz kampanyası başlattılar.
Zé María’ya göre bu kararın “ne tarihsel, ne politik, ne de hukuki hiçbir temeli vardır.” Karar, Siyonist örgütlerin “Siyonizm” ile “Yahudiliği” bilinçli biçimde özdeşleştiren çarpıtmasına dayanmaktadır. PSTU Başkanı, “Siyonizm hiçbir şekilde bir din ya da etnik grup değildir; halkı temsil etmeyen aşırı sağcı bir ideolojidir” diye vurguladı.
“İsrail Devleti’nin sona ermesi gerektiğini söylemek, Yahudi halkına karşı nefret yaymak anlamına gelmez; bu, apartheid Güney Afrika devletinin sona ermesi gerektiğini söylemek gibidir. Bu, beyaz Güney Afrikalıların ölümünü istemek değil, ırksal ayrımcılığa dayalı bir devlet düzeninin son bulmasını savunmaktır” dedi. Gerçekte ülkede böyle bir karar için hukuki dayanak oluşturan hiçbir yasa yoktur; çünkü Zé María yalnızca dünya çapında geniş biçimde mahkûm edilen bir katliama karşı görüşünü ifade etmiştir.
Zé María’ya göre, “Bu Siyonist kuruluşların kullandığı argüman, savunulamaz olanı savunma çaresizliğinden kaynaklanmaktadır. Çünkü tüm dünya, Filistin halkına karşı o ırkçı, sömürgeci ve soykırımcı İsrail Devleti tarafından işlenen soykırımı izlemektedir.” Nitekim aynı Salı sabahı Brezilya Dışişleri Bakanlığı da, güney Lübnan’da İsrail bombardımanlarının kurbanı olan bir aile ile bir çocuğun ölümünü doğrulamıştır.
Nehirden Denize, Özgür Filistin!
Hukuki temelden yoksun bu karar karşısında PSTU, São Paulo Federal Bölge Mahkemesi’ne (TRF3) itiraz edecektir. Bunun ötesinde parti, İsrail Devleti’ni ve onun dünyanın gözleri önünde işlediği ardışık insanlık suçlarını mahkûm etme tutumundan bir adım geri atmayacaktır. Zé María, “Filistin halkını savunma, soykırıma karşı mücadele ve Siyonist, ırkçı, sömürgeci İsrail Devleti’nin son bulması için mücadelemizi sürdüreceğiz; Yahudilerin, Arapların ve tüm etnik kökenlerden ve inançlardan halkların barış içinde birlikte yaşayabileceği laik, demokratik ve ırkçılıktan arınmış bir Filistin için savaşacağız” dedi. “Nehirden Denize, Özgür Filistin!”






