Şimdi Gündem!

  • Barışın Yanında, Sarayın Karşısındayız!
    7 Ekim 2023 sonrası yaşananları alt alta dizdiğimizde karşımızdaki tablo açık; bu yeni çözüm sürecini 7 Ekim dayattı ve masanın her iki tarafı da bu süreci yürütmeye mecbur kaldı. Bölgede silahlı örgütler güç kaybederken, emperyalizmin finansal ve diplomatik desteğiyle merkezi devletler güçlendiriliyor. Süreç şimdi bu noktaya geldi çünkü Erdoğan devlet içindeki bütün güç odaklarını ya tasfiye etti ya da kendine mahkûm etti. Saray bütün bu süreci Suriye’de ve Türkiye’de bir tasfiye ve entegrasyon süreci olarak yönetmek isterken, yaşananın bir ‘Demokrasisiz Barış’ olduğu ortada. Ağır ekonomik krizin ve sermayenin çıkarları altında ağır bir kuşatma altında olan işçi sınıfının özne olduğu, işçi sınıfının sözünü söylediği bir hat inşa etmenin zamanı geldi.
  • İhtiyacımız Olan Tam da “İşçicilik”
    Şimdi “İşçicilik yapmayın!” diyenlere soruyoruz: İşçinin olmadığı bir merkez komite, işçinin konuşmadığı bir kürsü, işçinin önderlik etmediği bir devrimcilik toplumsal düzeni nasıl değiştirebilir?
  • Ankara’da Emperyalizmin Savaş Ayini, Sokakta Cop Sesleri
    Savaş tüccarları ve Epstein skandallarının çıkar ortakları, NATO Zirvesi maskesi altında 7-8 Temmuz’da Ankara’da bir araya geliyor. ABD emperyalizminin ve müttefiklerinin dünyayı bir yağma ve savaş alanına çevirme stratejilerinin konuşulacağı bu zirvenin ne Türkiye işçi sınıfına ne de dünya halklarına herhangi bir yarar sağlamayacağı açıktır.
  • Hayatı Durduracak ve Kazanacak Gücümüz Var, Peki Kurultay Neden?
    CHP kurultayına yönelik butlan kararı ve eski genel başkan Kılıçdaroğlu’nun Saray talimatıyla, bir kayyum gibi yargı eliyle partinin başına getirilmesi; burjuva anayasasının ve kurumlarının artık sembolik düzeyde dahi işlevini yitirdiğinin belgesidir. 1950’den bu yana burjuva demokrasisinin seçim güvenliği için var olan Yüksek Seçim Kurulu, artık doğrudan Saray yargısının bir aparatına dönüşmüştür. Karşımızdaki tablo hukuki değil, siyasi bir darbedir; dolayısıyla bu kararlar gayrımeşrudur. Ancak yalnızca bunu söylemek sorunu çözmemize fayda sağlamıyor. Dolayısıyla çözüm, sokaklardan yükselen ve daha radikal bir birleşik mücadeleyi örgütlemekten geçmektedir.
  • Dünya İşçilerinin Mücadele, Dayanışma ve Direniş Günü 1 Mayıs’ı Selamlıyoruz!
    Dünya işçilerinin ve emekçilerinin mücadelelerinin, dayanışmalarının ve direnişlerinin en güçlü, en gururlu günü, 1 Mayıs. İşçi sınıfının 140 yıl önce ABD’de sekiz saatlik iş günü talebiyle başlattığı grev, bugün hala tüm dünya işçilerini bir araya getiriyor. Mücadelemizin bayramı kutlu olsun!