Anasayfa / Yaşam / 2026 Dünya Kupası: Trump’ın Üzerini FIFA Bile Örtemez

2026 Dünya Kupası: Trump’ın Üzerini FIFA Bile Örtemez

Trump, FIFA ve Dünya Kupası

Çoğu insan için futbol; tutku, duygu ve aidiyet anlamına gelirken, futbolu yönetenler ve onun sahibi olanlar için devasa kârlar, siyasi destek ve küçük bir ayrıcalıklı kesim için muazzam çıkarlar anlamına gelmektedir.

Cristian Verite / 10 Haziran 2026

Dünya futbolunun yönetici kurumu FIFA, dünya çapında büyük heyecan yaratan yeni organizasyonunu başlatmak üzere. Özellikle Amerika kıtası ve Avrupa’da işçi sınıfının ve emekçi halk kitlelerinin geniş kesimleri açısından bu etkinlik büyük bir ilgi ve coşku kaynağı.

Ancak çoğu insan için futbol tutku, duygu ve aidiyet anlamına gelirken; futbolu yönetenler ve onun sahibi olanlar için futbol, devasa kârlar, siyasi destek ve küçük bir ayrıcalıklı azınlık için muazzam çıkarlar anlamına geliyor.

Trumpçı ve Yabancı Düşmanı FIFA

Trump’ın Dünya Kupası’nı ABD’de düzenleme hedefi, ilk başkanlık döneminde, 2017 yılında, ABD’nin Meksika ve Kanada ile birlikte ev sahibi olarak seçilmesini sağlamasıyla başladı. Bu süreç tartışmalardan uzak değildi; tıpkı Katar’ın ev sahibi seçilmesinde olduğu gibi, FIFA’yla bağlantılı rüşvet iddiaları gündeme gelmişti.

O tarihten bugüne kadar, Gianni Infantino liderliğindeki FIFA, adeta Trump yönetiminin hizmetindeki bir komite gibi işledi. Trump’a sözde “dünya barışına katkıları” nedeniyle ödüller verdi ve Cristiano Ronaldo ile Lionel Messi gibi dünya futbolunun yıldızlarıyla buluşmalar organize etti.

Bununla da kalmayıp FIFA, Trump’ın çeşitli ülkelere yönelik ABD’ye giriş yasaklarını sessizce onaylamaktan başka bir şey yapmadı. Bu yasaklar, Dünya Kupası’nın başlamasına saatler kala dahi uygulanmaya devam ediyor.

Asya ve Afrika’daki 50’den fazla ülke, vize teminatı uygulamasına tabi tutuluyor. Bu ülkelerin vatandaşları ABD’ye giriş yapabilmek için 5.000 ila 13.000 dolar arasında değişen ek ücretler ödemek ve sosyal medya hesaplarının ön incelemesinden geçmek zorunda bırakılıyor.

ICE’ın Hazırladığı “Şenlik”

Birkaç hafta önce hükümet, Dünya Kupası boyunca stadyumlardaki güvenlik önlemlerinde, diğer kurumların yanı sıra, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi’nin (ICE) de önemli bir rol üstleneceğini açıkladı. Resmî açıklamalarda ICE’ın görevinin sahte biletleri ve karaborsayı engellemek olduğu öne sürülse de, düzensiz göç gerekçesiyle gerçekleştirilecek kitlesel sınır dışı operasyonlarının Dünya Kupası’na damga vurması şaşırtıcı olmayacaktır.

(Editör notu: Los Angeles’taki SoFi Stadyumu çalışanları, ücretler ve çalışma koşullarına ilişkin taleplerinin yanı sıra, stadyumda ICE bulunması durumunda greve gitme tehdidinde bulundu. 9 Haziran itibarıyla taraflar, stadyumda planlanan sekiz Dünya Kupası maçında ICE’ın bulunması halinde işçilerin işi bırakma hakkını tanıyan geçici bir anlaşmaya vardı.)

Ancak ICE’ın rolünü küçümsemeye yönelik bu girişimler bile kurumun imajını düzeltemiyor. The Washington Post ve Maryland Üniversitesi tarafından yapılan bir ankete göre, katılımcıların yüzde 65’i Dünya Kupası sırasında stadyumlarda ICE’ın bulunmasına karşı çıkıyor. Afrikalı Amerikalılar ve Hispaniklerin yaklaşık yüzde 80’i bu kurumun ajanlarının stadyumlarda yer almasını reddediyor.

Beklentilerin Altında Kalan Gelirler

Trump, Dünya Kupası’nın ABD ekonomisine 17,2 milyar dolar katkı sağlayacağını büyük bir gösterişle duyurmuştu. Ancak bu tahminler giderek aşağı çekiliyor ve rakamlar çeşitli nedenlerle beklentilerin oldukça altında kalıyor.

İlk neden bilet fiyatları. Grup aşamasındaki maçlar için biletler yaklaşık 600 dolar seviyesinde başlıyor, final maçı için ise 13.000 dolara kadar çıkıyor. Bu nedenle birçok maçın tam kapasite dolu tribünler önünde oynanmaması bekleniyor. Yalnızca 2022 Katar Dünya Kupası ile karşılaştırıldığında bile biletler yedi kat daha pahalı. Ayrıca finalin oynanacağı MetLife Stadyumu’na trenle ulaşımın 150 dolar olması planlanıyor; bu rakam mevcut 12,90 dolarlık ücretin çok üzerinde.

İkinci olarak, yabancılar açısından ABD’yi ziyaret etmenin yarattığı kaygılar bulunuyor. Bu durum yalnızca Dünya Kupası verilerinde değil, genel turizm eğilimlerinde de görülüyor. 2025 yılında ABD, turist girişlerinde keskin bir düşüş yaşayan tek büyük ülke oldu. Bunun yanı sıra 120’den fazla insan hakları örgütü, turnuvaya katılacak kişiler için seyahat uyarısı yayımlayarak ciddi hak ihlalleriyle karşılaşabileceklerini belirtti.

(Editör notu: Bu yazının İspanyolca ilk yayımlanmasının ardından, FIFA tarafından maçlarda görev yapmak üzere görevlendirilen ödüllü Somalili hakem Omar Artan’ın ABD’ye girişine sınır güvenliği tarafından izin verilmedi.)

Son olarak, veriler Trump ve FIFA açısından cesaret verici değil. Tourism Economics’e göre, “ev sahibi şehirlerdeki otellerin yüzde 80’i konaklama talebinin beklentilerin altında kaldığını bildiriyor.”

Aynı danışmanlık şirketi, etkinlik için ülkeye 1,2 milyondan fazla kişinin geleceğini öngörüyordu; ancak son veriler bu tahminlerin de altında kalındığını gösteriyor.

Toplumsal Huzursuzluk ve Siyasal Atmosfer

Dünya Kupası’na ilişkin veriler, kolluk kuvvetlerine yönelik artan hoşnutsuzluk ve bugün yaşanan protestolar, ABD’deki “No Kings” eylemleri ile Meksika’daki öğretmen protestoları gibi, bu Dünya Kupası’nın Trump yönetimine yönelik memnuniyetsizliği azaltmasının pek mümkün olmadığını gösteriyor. Daha da önemlisi, bölgedeki toplumsal hareketliliği ve mücadeleleri frenlemesi beklenmiyor.

Bu durum özellikle Amerika kıtası için geçerlidir. Meksika, Bolivya, Kolombiya, Şili ve Arjantin gibi ülkelerde işçi ve halk mücadeleleri giderek yükselmekte; emekçi sınıfların direnişi yeni biçimler kazanarak gelişmeye devam etmektedir.

Yazının İngilizcesini okumak için tıklayınız.

Etiketlendi: