Anasayfa / Emek / 1 Mayıs Dünya Genelinde Baskı Altında ve Coşkuyla Kutlandı

1 Mayıs Dünya Genelinde Baskı Altında ve Coşkuyla Kutlandı

japonya 1 mayıs

Milyonlarca işçi ve emekçi, 2026 1 Mayıs’ında dünyanın dört bir yanında sokaklara çıktı. Avrupa’dan Latin Amerika’ya, Asya’dan Afrika’ya uzanan eylemlerde ortak talepler öne çıkarken, birçok ülkede güvenlik önlemleri ve yasaklar dikkat çekti. 1 Mayıs eylemlerinde bu yıl artan yaşam maliyetleri, dijital dönüşüm ve barış talebi öne çıktı. Milyonlarca emekçi, “yapay zekâ çağında işin geleceği” tartışmasının tam ortasında, sosyal adalet ve eşitlik çağrısı yaptı.

Marksizm Şimdi! Yayın Kurulu / 2 Mayıs 2026

AVRUPA: EKONOMİK BASKI VE DİJİTAL ENDİŞE

Fransa’da Paris, Lyon, Marsilya ve Toulouse sokakları doldu.  CGT (Confédération Générale du Travail – Genel Emek Konfederasyonu), Sud-Solidaires ve FO (Force Ouvrière – İşçi Gücü Sendikası), artan yaşam maliyetleri ve emeklilik reformuna karşı kitlesel yürüyüşler düzenledi. Yapay zekâ temelli üretim modellerinin iş güvencesini tehdit ettiği uyarıları yinelendi.

Berlin, Hamburg ve Münih’te DGB (Deutscher Gewerkschaftsbund – Alman Sendikalar Konfederasyonu), IG Metall (Industriegewerkschaft Metall – Metal İşçileri Sendikası) üyeleri, “sıfır işten çıkarma garantisi” talebiyle yürüdü. Birleşik Krallık’ta TUC (Trades Union Congress – Birleşik Krallık Sendikalar Kongresi), kamu hizmetlerindeki kesintiler ve düşük maaşlara karşı eylemler düzenledi.

İspanya, İtalya ve Yunanistan’da sendikalar kemer sıkma politikalarına karşı ortak miting çağrısı yaptı. Atina’da “Savaş bütçesi değil, halk bütçesi” pankartları dikkat çekti.

LATİN AMERİKA: KRİZİN GÖLGESİNDE DAYANIŞMA

Arjantin’de Plaza de Mayo Meydanı’nı dolduran on binler, %200’ü aşan enflasyonu ve IMF politikalarını protesto etti. Brezilya’da CSP Conlutas (Central Sindical e Popular – Coordenação Nacional de Lutas – Sendikal ve Halkçı Merkez – Ulusal Mücadele Koordinasyonu) 6×1 çalışma programının (Haftada 6 gün çalışma, 1 gün izin porgramı) sona erdirilmesini ve vergi çerçevesinin iptalini savunarak başlayan, işçi sınıfının en önemli taleplerini dile getiren gösteriler düzenledi. CUT (Central Única dos Trabalhadores – İşçilerin Tek Merkezi Konfederasyonu), Lula hükümetine sosyal harcamalarda kesinti yapmaması çağrısında bulundu.
Şili’de sendikalar “adil ücret” ve “öğrenci borçlarının silinmesi” talebiyle yürüdü. Meksika’da sendikalar özellikle maden sektörü işçileri için daha sıkı güvenlik yasaları istedi.

GÜNEY VE GÜNEYDOĞU ASYA’DA TEMEL HAKLAR HÂLÂ GÜNDEMDE

Hindistan’da CITU (Centre of Indian Trade Unions – Hindistan Sendikalar Merkezi) ve AITUC (All India Trade Union Congress – Hindistan Genel İşçi Birliği) liderliğinde milyonlar yürüdü. Hindistan’da sendikalar, 8 saatlik işgünü hakkının kâğıt üzerinde kaldığını vurguladı. Tekstil, otomotiv ve liman işçileri çoğu sektörde hâlâ 10–12 saat çalıştırılıyor. CITU (Centre of Indian Trade Unions), fazla mesainin “yasal bir istisna değil, üretim modeli” hâline geldiğini açıkladı. Bangladeş’te binlerce konfeksiyon işçisi Daka sokaklarına çıkarak “Asgari ücret değil, geçim ücreti” ve “ölmeden çalışmak istiyoruz” sloganları attı; son haftalarda yaşanan fabrika yangınlarına dikkat çekildi. Endonezya’da sendikalar, esnek çalışma yasalarının iptalini talep etti ve tehlikeli işkollarında kadın işçilerin korunması için yeni düzenleme istedi.

Filipinler ve Vietnam’da da gösteriler büyük ölçüde barışçıl geçti; ancak Manila ve Ho Chi Minh kentlerinde sendikalar “güvenceli istihdam” ve “asıl işveren sorumluluğu” taleplerini yineledi. Bu tablo, Asya’nın üretim üssü ekonomilerinde hâlâ en “doğal” kabul edilmesi gereken hakların — insanca çalışma süresi, güvenli işyeri ve örgütlenme özgürlüğü — temel mücadele başlığı olmaya devam ettiğini gösteriyor.

Japonya’da Rengo (Japanese Trade Union Confederation – Japon Sendikalar Konfederasyonu), genç işçilerin “geçim krizi”ne dikkat çekti. Çin’de 1 Mayıs resmî tatil havasında geçti; bağımsız gösteriler yine sınırlıydı. Filipinler’de sendikalar hükümete çalışma saatlerini azaltıp ücretleri yükseltme çağrısı yaptı.

AFRİKA: İŞSİZLİK VE GELİR EŞİTSİZLİĞİ

Güney Afrika’da COSATU (Congress of South African Trade Unions – Güney Afrika Sendikalar Kongresi) öncülüğünde yapılan mitinglerde “eşit işe eşit ücret” ve sosyal konut talebi yükseldi. Nijerya’da NLC (Nigeria Labour Congress – Nijerya İşçi Kongresi), asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını belirterek protestolar düzenledi. Kenya ve Gana’da IMF borç programlarına karşı eylemler yapıldı.
Afrika genelinde temel gündemler işsizlik, gıda fiyatları ve gelir adaletsizliği oldu.

KUZEY AMERİKA: TEKNOLOJİ VE SENDİKALAŞMA GÜNDEMDE

ABD’de 1 Mayıs yürüyüşlerinde göçmen işçilerin yanı sıra teknoloji ve lojistik sektörü çalışanlarının güçlü katılımı dikkat çekti. AFL-CIO (American Federation of Labor and Congress of Industrial Organizations – Amerikan Emek Federasyonu), yapay zekâ destekli iş değerlendirme sistemlerinin sendikal denetime açılmasını talep ederken, bu yıl meydanlarda büyük şirket adlarının da doğrudan anıldığı görüldü.

Amazon, Tesla ve Starbucks işçileri, sendikal örgütlenme çabalarına karşı işten çıkarmalar ve algoritmik performans izleme sistemlerini protesto etti. New York ve Chicago’da Amazon depoları önünde “kodla değil insanla yönetim” sloganı öne çıktı Google ve Microsoft çalışanlarından oluşan teknoloji emekçileri grupları ise, yapay zekânın savaş sanayiinde ve gözetim teknolojilerinde kullanılmasına karşı bildiriler dağıttı.
Teamsters (Uluslararası Kamyon Şoförleri Kardeşliği) sendikası, otonom kamyon prototiplerine karşı “insansız taşımada işsizlik değil güvenlik” vurgusu yaptı.

Kanada’da sendikalar, şirketlerin otomasyona geçerken zorunlu sosyal tazminat fonu kurmasını talep etti. Toronto ve Montreal’deki mitinglerde “Robotlar değil biz vergi ödüyoruz” pankartları, dijital dönüşüm tartışmasının geniş kesimlere yayıldığını gösterdi.

YAPAY ZEKÂ EMEK MÜCADELESİNİN YENİ BAŞLIĞI OLDU

Yapay zekâ bu yıl ilk kez küresel bir 1 Mayıs gündemi haline geldi. Tepkinin yönü teknolojiye değil, teknolojinin yarattığı adaletsizlik korkusuna karşıydı. Sendikalar, üretimin dijitalleşmesinin sosyal haklarla birlikte yürütülmesini istedi.

Öne çıkan beş çözüm önerisi ise şöyleydi:

  • İş güvencesi düzenlemeleri: Otomasyon nedeniyle kapanan alanlarda çalışanların yeniden eğitilerek istihdam edilmesi.
  • Eğitim fonu: Kamu veya sendika destekli “teknolojik dönüşüm” fonlarıyla mesleki beceri güncellemesi.
  • Dijital vergi: Yüksek verimlilik artışının bir kısmının gelir sigortasına aktarılması.
  • Algoritmik denetim: Performans ve işe alımda kullanılan sistemlere sendikal gözetim.
  • Adil geçiş ilkesi: Yapay zekâ ve yeşil dönüşüm politikalarında gelir eşitsizliğini azaltıcı sosyal koruma önlemleri.

Bu öneriler, 21. yüzyıl işçi hareketinin rotasını biçimlendiriyor. 2026’nın 1 Mayıs’ı, emeğin sadece daha fazla ücret değil, daha adil bir gelecek talebiyle alanlarda olduğunu bir kez daha gösterdi.

TÜRKİYE’DEN YAPAY ZEKÂYA KARŞI TALEPLER

2026’nın 1 Mayıs’ında Türkiye’de de yapay zekâ ve dijital gözetim sistemlerine yönelik eleştiriler ilk kez güçlü biçimde dile getirildi.

  • DİSK (Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu) açıklamasında, “dijital kölelik” kavramını kullanarak platform çalışanlarının algoritmalarla denetlenmesini protesto etti.
  • KESK (Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu), kamu kurumlarında dijital izleme araçlarının personel üzerinde baskı oluşturduğuna dikkat çekti.
  • Birleşik Metal-İş ve TEZ-KOOP-İŞ, yapay zekânın üretimde kullanımı için “işten çıkarma yasağı” ve yeniden eğitim fonu önerdi.
  • Kadıköy 1 Mayıs kortejlerinde “Kod yaz, Kod 29’a düşme” gibi dövizler dikkat çekti; mizahla karışık endişe, yeni bir işçi bilincinin izlerini gösterdi.
  • Umut-Sen ise “dijital işsizlik” kavramını gündeme taşıyarak, algoritmik performans sistemlerinin yasal denetime açılmasını istedi.

Bu çıkışlar, Türkiye işçi hareketinin klasik hak mücadelelerinin yanına yeni bir eksen ekledi:
Yapay zekâ çağında emeğin görünmezleşmesine karşı şeffaflık, güvence ve denetim talebi.

HİZMET SEKTÖRÜ EMEKÇİLERİNDEN YENİ TALEPLER

Hizmet sektörünün görünmeyen işçileri (moto-kuryeler, zincir market çalışanları, çağrı merkezi ve depo emekçileri) bu yılki 1 Mayıs’ta sahnedeydi.

  • Kuryeler, parça başı ücret sisteminin kaldırılmasını, sabit taban ücret ve sağlık sigortası istediler. “Teslimat başına değil, alın teriyle yaşamak istiyoruz” yazılı dövizler taşındı.
  • Market çalışanları, uzun vardiya sürelerine karşı “haftalık iki gün izin hakkı” ve performans baskısına son verilmesini talep etti.
  • Depo işçileri, kamera ve dijital takip sistemlerinin sınırlandırılmasını istedi; “Kasada fiyat sabit değil, kasiyerde gelir sabit olsun” pankartı dikkat çekti.
  • Çağrı merkezi çalışanları, uzaktan çalışma koşullarında elektrik ve internet gider desteği talep etti; algoritmik puanlama sistemlerinin açıklanmasını istedi.

Bu kesimlerin ağırlık kazanması, Türkiye’de sendikal mücadelede üretim merkezlerinden gündelik hizmet alanlarına doğru bir genişleme olduğunu gösteriyor.

DÜNYA GENELİNDE HİZMET SEKTÖRÜ EMEKÇİLERİNİN ORTAK TALEPLERİ

2026’nın 1 Mayıs’ında kuryeler, market çalışanları, depo ve çağrı merkezi emekçileri dünyanın dört bir yanında seslerini yükseltti. Farklı ülkelerden gelen talepler, benzer bir özeti paylaştı:

  • İnsanca ücret ve sabit gelir: Parça başı ve hedefe dayalı sistemlerin yerine taban ücret ve ek sosyal haklar.
  • Algoritmik gözetimin sınırlandırılması: Yapay zekâ temelli performans ve değerlendirme sistemlerinin sendikal denetime açılması.
  • İş güvenliği ve sağlık güvencesi: Kuryeler için kaza sigortası, depo çalışanları için meslek hastalığı koruması.
  • Çalışma süresi ve dinlenme hakkı: Uzun vardiyaların azaltılması, haftalık iki gün izin düzenlemesi.
  • Eşit statü ve örgütlenme hakkı: Platform işçilerinin resmî işçi statüsüne alınması ve sendika hakkının tanınması.

Kısacası 2026 1 Mayıs’ı, hizmet sektörü emeğinin küresel görünürlük kazandığı ilk 1 Mayıs olarak kayda geçti.

2026 1 Mayıs’ında Dünya Genelinde Öne Çıkan 15 İşçi Talebi

  1. Yaşam ücreti: Enflasyon karşısında alım gücü korunan, insanca geçim sağlayan ücret.
  2. İş güvencesi: Yapay zekâ, otomasyon ve kriz gerekçesiyle işten çıkarmaların yasayla sınırlandırılması.
  3. Çalışma süresinin kısaltılması: Haftalık 35 saat ve iki gün izin standardı.
  4. Eşit işe eşit ücret: Kadın, genç ve göçmen işçiler için ücret eşitsizliklerine son.
  5. Yapay zekâ ve dijital gözetim denetimi: Algoritmik sistemlerin sendikal kontrolü.
  6. Sendikal örgütlenme hakkı: Platform, taşeron ve gig çalışanlarının sendika çatısı altına alınması.
  7. Sosyal koruma: Kuryeler, güvencesiz ve kayıt dışı çalışanlar için evrensel sağlık ve emeklilik sigortası.
  8. Barınma ve kira adaleti: Kira sınırı, sosyal konut yatırımı.
  9. Vergi adaleti: Ücretliler yerine servet sahiplerinin daha fazla vergi ödemesi.
  10. Kamu hizmetlerinin korunması: Eğitim, sağlık ve ulaşımda özelleştirmelere son.
  11. Yeşil dönüşümde adil geçiş: İklim politikalarının iş kaybı yaratmadan uygulanması.
  12. Barış bütçesi: Silahlanmaya ayrılan kaynakların sosyal yardımlara aktarılması.
  13. Mobbing ve cinsel tacize karşı koruma: Güvenli ve saygılı iş ortamı.
  14. Göçmen emeği için eşit hak: Çalışma izinleri, sigorta ve ücret eşitliği.
  15. Eğitim hakkı: Dijitalleşen üretimde sürekli mesleki eğitim desteği.

Bu sıralama, 2026 1 Mayıs’ında sendika bildirilerinde, ajans haberlerinde ve meydanlarda en çok dile getirilen taleplerin küresel önem sırasına göre düzenlenmiş hâlidir.

Not: Yaşam ücreti (Living Wage)  bir çalışanın barınma, gıda, sağlık, eğitim ve ulaşım gibi temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesini sağlayan insanca geçim düzeyi anlamına gelir. Birçok ülke ve kuruluş (özellikle ILO, OECD, Living Wage Foundation gibi) son yıllarda “living wage” kavramını resmi raporlarında kullanıyor.

Etiketlendi: