Anasayfa / Enternasyonal / Sudan: Darfur’da İkinci Soykırım ve Altın Kaçakçılığına Karşı Mücadele

Sudan: Darfur’da İkinci Soykırım ve Altın Kaçakçılığına Karşı Mücadele

Sudan'da soykırım ve iç savaş

Uluslararası işçi ve gençlik hareketlerinin, Sudan’daki soykırımı, tüm faillerini ve suç ortaklarını kınaması hayati önem taşımaktadır.

Giriş

Afrika, tarihte sayısız soykırıma tanıklık etmiş bir kıtadır ve bu soykırımların arkasında çoğu zaman emperyalist ülkelerin şirket çıkarları bulunmaktadır: Cezayir’de Fransızlar, Etiyopya’da İtalyanlar, Ruanda ve Kongo’da Belçikalılar, Namibya ve Tanzanya’da Almanlar, Kenya’da İngilizler vb. Sudan’ın Çad sınırına yakın Darfur bölgesinde yaşayan Arap olmayan Afrikalı nüfus 2003 yılında bir soykırıma uğradı. Son iki buçuk yıldır ise Siyah Masalit, Fur ve Zaghawa halkları, 2003’tekine benzer yeni bir soykırıma maruz bırakılmaktadır.

2003’teki ilk soykırım, diktatör Ömer el-Beşir’in hükümeti altında resmî statüye kavuşturulan, bugün ise Muhammed “Hemedti” Hamdan Dagalo tarafından yönetilen RSF’nin (Hızlı Destek Kuvvetleri) çıktığı Cancavid (Janjaweed, “silahlı atlılar”) milisleri tarafından gerçekleştirilmişti. O dönemde 300.000 ila 500.000 kişinin öldürüldüğü tahmin edilmektedir.

Sudan İdari Haritası
Sudan İdari Haritası. Kaynak: Wikimedia Commons

Gerici Bir İç Savaş

Sudan’da bugün, emperyalist ve bölgesel güçler tarafından desteklenen iki burjuva fraksiyon birbiriyle savaşmaktadır. Sudan Silahlı Kuvvetleri (SAF) ve paramiliter RSF, çağımızın en yıkıcı askerî felaketlerinden birinin başlıca aktörleridir. Ukrayna’daki savaş ya da Filistin’deki soykırım karşısında dehşete kapılanlar, Sudan’daki tabloyu gördüklerinde daha da derinden sarsılacaklardır.

Bu savaşta —kimi çevrelerin iddia ettiği gibi— SAF’ın “devletin resmî kurumu olduğu için daha ilerici” bir tarafı yoktur. Emperyalist ve bölgesel çıkarların belirlediği bu çatışmanın hiçbir tarafı ilerici değildir. Her iki taraf da soykırımcıdır.

Yeni Bir Soykırım Döngüsü

Darfur’un büyük şehirlerinden El Faşer, uzun süre SAF’ın kontrolünde kalan tek önemli merkezdi. Kent, 500.000 kişinin son derece kötü koşullarda yaşadığı Zamzam mülteci kampını da barındırıyordu.

26 Ekim Pazar günü El Faşer’in düşmesi, RSF’nin Darfur’un tamamında kontrol sağlaması anlamına geliyordu. Burada yaşananlar sıradan bir askerî çatışma değildi: Birkaç saat içinde en az 2.000 kişi infaz edildi. Milisler için yalnızca kazanmak yetmiyor, aşağılamak da gerekiyordu; bu nedenle kitlesel infazlar gerçekleştirildi.

Son iki yılda Darfur’un tamamında yeni bir soykırım yaşanıyor. BBC’ye göre, “ülke genelindeki çatışmalarda 150.000’den fazla insan öldü ve yaklaşık 12 milyon kişi evlerini terk etti; bu durum, Birleşmiş Milletler tarafından dünyanın en büyük insani krizi olarak tanımlanmaktadır.” Sudan Doktorlar Ağı ise, bugün yaşanan katliamların, bir buçuk yıl önce El Faşer’de bombalamalar, aç bırakma ve yargısız infazlarla öldürülen 14.000 sivilin devamı olduğunu belirtiyor. Bu, “kasıtlı ve sistematik bir öldürme ve yok etme kampanyasıdır.”

Sudan İç Savaşı, 1 Aralık 2025 itibariyle sahada güncel durum.
Sudan İç Savaşı, 1 Aralık 2025 itibariyle sahada güncel durum. Kaynak: Wikimedia Commons

Arap Olmayan Siyah Nüfusa Yönelik Etnik Temizlik ve Köleleştirme

Sudan’daki süreci anlamak için ABD, Çin, Rusya ve bölgesel güçlerin Sahel ve Çad sınırındaki etnik temizlik stratejilerini görmek gerekir. Buna ek olarak Arap kökenli Sudanlı grupların siyah Sudanlıları “falangayat” (köle) hâline getirme girişimlerini de kavramak zorunludur.

Etnik Temizlik ve Bölgenin Kontrolü

Darfur; Doğu, Güney, Orta, Batı ve Kuzey Darfur şeklinde beş bölgeye ayrılır. El Faşer’in düşmesi, tüm Darfur’un RSF kontrolüne geçmesi anlamına gelmektedir.

Darfur, Güney Sudan (2011’de bağımsızlığını ilan eden), Orta Afrika Cumhuriyeti, Çad, Libya ve Sudan’ın kuzey bölgeleriyle sınırdır. Dolayısıyla El Faşer’in kaybı, bölgenin bütüncül olarak konsolide edilmesi ve Sudan’ın yeniden bölünmesiyle özerk bir devletin ortaya çıkma ihtimalini doğurur.

Sahel Bölgesi: Altın, Elmas ve Uranyum Kaçakçılığı

Sahel’den özellikle altın başta olmak üzere çok büyük miktarda kaçak hammadde akışı gerçekleşmektedir. Uluslararası İşçi Birliği’nin yayımladığı “Sudan: Gölge Düşen Savaş, Emperyalizm ve İşçi Dayanışması” başlıklı makalede belirtildiği üzere:

“Sudan’ın konumu önemlidir çünkü Mali, Burkina Faso, Orta Afrika Cumhuriyeti ve diğer ülkelerden Birleşik Arap Emirlikleri’ne uzanan altın ve elmas kaçakçılığının başlıca geçiş güzergâhıdır.”

Darfur’u kontrol eden RSF, Sahel ülkeleri ile Kızıldeniz arasındaki kaçakçılık hattına doğrudan hâkim olmaktadır. El Faşer’in düşmesiyle Sahel ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki bağlantı da güçlenmiştir.

Siyah Sudanlıların Köleleştirilmesi

2003’teki katliamlar atlı Cancavidler tarafından yapılırken, bugün saldırılar ağır silahlı RSF birlikleri tarafından gerçekleştirilmektedir. Zamzam kampı, dünyanın en savunmasız nüfuslarından birine ev sahipliği yapmaktadır; burada her iki saatte bir çocuk susuzluk, açlık, tedavi edilebilir hastalıklar veya şiddet nedeniyle ölmektedir.

500.000 kişinin yaşadığı kampta RSF, tek bir gecede 2.000’den fazla insanı öldürmüş; üç gün boyunca süren saldırılar, 2023’te Geneina’da 10.000–15.000 kişinin katledildiği saldırılardan sonraki en büyük katliam olmuştur.
RSF, erkek “falangayat”ları milis güçlerinde hizmet etmeye, Hemedti ailesinin altın madenlerinde çalışmaya ya da kaçakçılık faaliyetlerine zorlamaktadır. Kadınlar ise RSF askerlerine seks kölesi olarak hizmet etmeye zorlanmaktadır.

Savaşan Güçler ve Onları Finanse Edenler

Afrika genelinde Sudan, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Nijerya’nın kuzeyi, Libya, Somali, Sahel bölgesi ve Mozambik’te silahlı çatışmalar yaşanmaktadır. Afrika dışında ise Filistin ve Ukrayna’daki çatışmalar öne çıkmaktadır. Bu durum, kapitalist krizin yol açtığı dengesizliklerin ve sınıf mücadelesinin yoğunlaşmasının en açık ifadelerinden biridir.

Silahlı çatışmaların yaşandığı ülkelerde, bütçeler kısılmış olsa bile askerî harcamalar artmakta, halkın yaşam standartları derinleşen yoksulluk nedeniyle kötüleşmektedir.

Sudan Silahlı Kuvvetleri (SAF)
SAF, aynı zamanda ülkenin cumhurbaşkanı olan General Abdülfettah el-Burhan tarafından komuta edilmektedir. El-Beşir’in devrilmesinin ardından Burhan, eski rejimin askerî aygıtını ve ordunun kontrolündeki 200 şirketi miras almıştır.
SAF’ın başlıca destekçileri:
• Mısır: Etiyopya Rönesans Barajı’na karşı oldukları için SAF ile ittifak hâlinde.
• Çin: Petrol, petrokimya ve askerî sanayi alanlarında önemli çıkarları bulunuyor.
• Suudi Arabistan: NEOM projesi ve 1 milyon dönümlük verimli Sudan arazisinin 99 yıllığına kiralanmasını güvence altına almak istemektedir.


Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF)
RSF, kendisini general ilan eden Muhammed “Hemedti” Hamdan Dagalo tarafından yönetilmektedir. RSF’nin müttefikleri:
• Rusya: Wagner Grubu üzerinden altın, elmas ve kaçakçılık faaliyetlerine dayanan bir ilişki.
• BAE: Cancavid döneminden beri Hemedti’ye finansörlük yapmakta; bölgedeki altın madenciliğinin ortağıdır.
• Etiyopya: Hemedti, el-Burhan’ı zayıflatmak için Etiyopya’ya yakın durmaktadır.

Dörtlü Müzakereler

ABD, Mısır, Suudi Arabistan ve BAE, Sudan için “Dörtlü Grup”u oluşturuyor. Çin ve Rusya’nın bulunmaması dikkat çekicidir. Suudi Arabistan ve BAE savaşın taraflarını kendi çıkarları doğrultusunda desteklemektedir.

ABD ise arabulucu rolü üstlenmektedir; ancak bu, barış girişimi olmaktan ziyade mineral kaynaklara erişimi hedefleyen bir hamledir. Yakında ABD’den bir iş heyetinin Sudan’a ziyaret planlaması da bunun göstergesidir.

Uluslararası İşçi ve Gençlik Hareketlerinin Görevi

Sudan’daki soykırımın, ABD, Avrupa Birliği, Rusya, Çin, Suudi Arabistan ve BAE gibi güçlerin çıkarlarıyla bağlantısının teşhir edilmesi zorunludur.

İşçi sınıfının ve gençliğin öncü kesimleri, emperyalizmin ve bölgesel güçlerin doğal kaynaklar uğruna savaşı nasıl körüklediğini anlamalıdır. Sudan diasporasıyla dayanışma önemlidir; bu alandaki çalışmaları nedeniyle İngiltere’deki Uluslararası Sosyalist Lig’deki (International Socialist League) yoldaşlarımızı selamlıyoruz.

Yazının İngilizcesini okumak için tıklayınız.

Etiketlendi: