Filistin’in kurtuluşu ve Arap kadınların özgürleşmesi, emperyalizm ve baskıya karşı ayrılmaz mücadelelerdir. Milyonlarca Arap kadın ve genç Filistin ile dayanışma içinde sokaklara dökülürken, rejimler her türlü halk hareketini acımasızca bastırıyor. Filistin halkının kurtuluşu, on yıllardır bu davayı ihanet eden diktatörlük ve yozlaşmış hükümetlerin düşüşüyle bağlantılıdır.
Bu mücadele üremeyi kimin kontrol edeceği konusundaki bir mücadeledir ve bununla birlikte üretimi de kontrol edecektir, çünkü üreme olmadan üretim olamaz. Üretimi ve üremeyi kontrol edenler kapitalist elitler mi olacak, yoksa çalışanlar ve ezilenler mi?
Son yıllarda, feminizm ve antifeminizm arasındaki tartışma giderek ahlaki bir çekişmeye dönüşmüştür. Bir tarafta antifeministler “Feminizm sizin için ne yaptı?” diye soruyor. Ya da “erkekler kadınlara oy hakkı verdi” gibi ifadeler kullanıyor. Diğer tarafta ise birçok feminist, feminizmin “iyiliksever” veya “yararlı” olduğunu kanıtlamak gerekmişçesine “kazanımlar” listeleriyle yanıt veriyor.