Anasayfa / Enternasyonal / ABD’nin Venezuela’da ve Kendi Ülkemizde İşçilere Karşı Yürüttüğü Savaşlara Hayır!

ABD’nin Venezuela’da ve Kendi Ülkemizde İşçilere Karşı Yürüttüğü Savaşlara Hayır!

ICE karşıtı protestolar

Venezuela’dan ellerinizi çekin! Ablukayı sonlandırın! ICE ve Ulusal Muhafızlar kasabalarımızdan ve sokaklarımızdan defolsun!

Ernie Gotta / 9 Ocak 2026

Trump yönetimi Latin Amerika genelinde, özellikle de Venezuela’ya karşı savaş kışkırtıcılığı ve müdahaleci politikalarını tırmandırırken, aynı anda Amerika Birleşik Devletleri içinde de bir savaş yürütüyor. ABD Özel Kuvvetleri’nin Venezuela’ya saldırarak ülkenin devlet başkanı Nicolás Maduro’yu ve eşi Cilia Flores’i kaçırmasından dört gün sonra, ICE ajanları Minneapolis’te bir mahalleyi bastı ve Renee Good adlı bir kadını arabasının içinde öldürdü.

Venezuela’ya yönelik saldırının gerekçesi Trump’ın iddia ettiği gibi “uyuşturucuya karşı savaş” ya da ülkede “demokrasi inşa etmek” değildir. Günün emri, yeni ilan edilen “Don-roe Doktrini”dir. (Çevirmen Notu: ABD’nin 19.yy’da Latin Amerika üzerindeki hegemonya teorisi olan Monroe Doktrini’nin Donald Trump dönemindeki politikalarla bağdaştırılmasına atıfla.) Bu devasa askeri güç gösterisi, tüm yarı-sömürge ülke yönetimlerine ABD’nin istediği yere saldırabileceğini ve herhangi bir lideri devirebileceğini hatırlatmak amacı taşıyordu. Ağır ateş gücüyle desteklenen darbe operasyonu, Trump yönetiminin “güç yoluyla barış” sloganının son derece küstahça bir sergilenmesiydi. Beyaz Saray danışmanı Stephen Miller’ın da açıkladığı gibi: “Güçle, zorla, iktidarla yönetilen bir dünyada yaşıyoruz.”

Trump, ABD’nin Venezuela’nın kamulaştırılmış petrol endüstrisini ABD’li petrol şirketleriyle birlikte “geri almak” istediğini açıkça dile getirdi. ABD’nin “uygun bir geçiş süreci sağlanana kadar ülkeyi yöneteceğini” söyledi ve petrol tesislerinin ele geçirilmesine yönelik herhangi bir direnişle karşılaşılması halinde “kara birlikleri” göndermeye hazır olduklarını belirtti. Trump ayrıca, Venezuela’nın petrol satışlarından elde etmesine izin verilecek herhangi bir gelirin yalnızca ABD yapımı ürünlerin satın alınmasında kullanılabileceğini ifade etti.

Bu sırada Venezuela’ya yönelik ticaret ablukası tümüyle sürüyor ve petrol tankerlerine yönelik korsanca saldırılar devam ediyor. 7 Ocak’ta ABD, Kuzey Atlantik’te Rus bayraklı bir petrol tankerine el koydu; bir başka gemi ise Karayipler yakınlarında ele geçirildi.

ABD savaş makinesi Venezuela’nın petrolünü çalmakla yetinmeyecek. Asıl hedef, Çin’in bölgedeki ekonomik ve siyasi etkisini geriletmek başta olmak üzere, tüm yarımküre üzerinde denetimi sağlamlaştırmaktır. Çin, Venezuela’nın petrol ihracatının yüzde 80’ini satın almaktadır. Bu saldırı ve darbe, Venezuela kadar Küba’ya da açık bir uyarıdır.

Venezuela’daki işçilerin, öğrencilerin ve ezilenlerin kaderi ile ABD’deki emekçilerin kaderi birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. ABD, Büyük Petrol şirketleri ve bankaların çıkarları için Venezuela’yı işgal ederken, aynı egemen sınıf güçleri bu ülkede de sivil haklar, emek ve diğer toplumsal hareketlerin kazanımlarını yok etmektedir. Venezuelalı emekçi göçmenleri günah keçisi ilan etmek ve onları işkence görmek üzere CECOT’a göndermek, (Ç.N. CECOT El Salvador’da Nayib Bukele yönetimi tarafından propagandası yapılan hapishane) Venezuelalıların egemenliğini ihlal eden ve ülkedeki herkes için tehdit oluşturan egemen sınıf propaganda kampanyasının bir parçasıdır.

Minneapolis, Trump rejiminin göçmenlere karşı yürüttüğü savaşta özel olarak hedef alınmıştır. Geçtiğimiz ay Trump, “çöp” diye aşağılayarak hedef gösterdiği, büyük bir Somali kökenli nüfusa sahip olan İkiz Şehirler bölgesinde göçmenlik yetkililerinin varlığını artırma emri verdi.

7 Ocak’taki ICE tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırı, 2020’de George Floyd’un polis tarafından öldürüldüğü yerin sadece birkaç sokak ötesinde gerçekleşti. Görüntülerde silahlı göçmenlik ajanlarının bir SUV aracı sardığı görülüyor. Sürücü aracı hareket ettirmeye çalıştığı anda bir ajan ateş açıyor. Trump’ın göçmenlere yönelik baskı kampanyasının başlamasından bu yana federal ajanlar en az 14 kişiyi vurdu; iki kişi hayatını kaybetti.

Emekçiler ve onların müttefikleri, ABD hükümetinin hem ülke içinde hem de dünya çapında uyguladığı şiddete ve şiddet tehditlerine son vermek için harekete geçmelidir. Sendikaları, topluluk örgütlerini ve duyarlı tüm bireyleri kapsayan geniş koalisyonlar kurarak sokaklarda kitlesel protestolar örgütlememiz gerekiyor.

Venezuela’nın geleceğine yalnızca Venezuela halkı karar verebilir; ABD emperyalizmi değil. ABD Venezuela’dan elini çek! Ablukayı kaldır! ICE ve Ulusal Muhafızlar kentlerimizden ve şehirlerimizden defolun! Ne burada ne de başka bir yerde savaşa hayır!

Yazının İngilizcesini okumak için tıklayınız.

Etiketlendi: