Putin’in Rusya’sında seçim gerçekten seçim mi?
Rusya’da üç gün üç gece süren seçimlerde hangi usulsüzlükler yaşandı?
Seçim sürecinde hangi partiler yer aldı?
Taras Shevchuk / 26 Eylül 2026

18-20 Eylül tarihleri arasında parlamento, yani Devlet Duması için yapılan seçimlerde üç gün üç gece boyunca oy kullanıldı. Ülkede onlarca yıldır özgür ya da demokratik hiçbir seçim yapılmıyor. Özellikle Putin’in iktidara gelmesinden bu yana seçimler, merkezinde FSB’nin, KGB’nin doğrudan halefi, bulunduğu rejim içerisinde yalnızca bir formalite işlevi görüyor. Devlet Duması ve Federasyon Konseyi, rejimin sıkı denetimi altındaki bir avuç partiyle birlikte tamamen dekoratif bir işlev görüyor. Ancak bu kez, emperyalist savaşının Ukrayna’da batağa saplanmasının sonucunda ülkeyi saran ekonomik, toplumsal, demografik, siyasal ve askeri kriz nedeniyle rejim, muazzam kırılganlığını açığa çıkardı. Dünyaya sunduğu “seçim sonuçları” ise rejimin gülünçlüğünü ve utancını daha da büyüttü.
Kitleler, rejimin acımasız baskısından büyük korku içinde yaşıyor. Buna rağmen, resmî olarak “Özel Askerî Operasyon” adı verilen ve hiçbir zaman istemedikleri, kendilerine giderek daha ağır bedeller ödeten bu savaşı keskin bir ironiyle reddettiklerini ifade ediyorlar. Savaş, onlarca ezilen ulus ve halkın çocuklarının yanı sıra uzak bölgelerde yaşayan yoksul kitlelerin çocuklarını ölüme göndermekle başladı; şimdi ise zorla askere alma uygulaması büyük kentlerin nüfusunu da etkilemeye başladı. Tüm bunların reddi olarak halkın yaratıcılığı, bir protesto eylemi biçiminde bu seçimleri “Özel Seçim Operasyonu” olarak adlandırdı.
Başkanlık: Parlamenter Görünüm Altında Bir Diktatörlük
Rejim tarafından yalnızca birkaç partiye izin veriliyor. İktidardaki “Birleşik Rusya” partisinin aday listelerinin başında askerler, savaş suçluları ve Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ya da partinin başkanı Dmitri Medvedev gibi üst düzey hükümet yetkilileri bulunuyordu.
1993’te kurulan “Rusya Federasyonu Komünist Partisi” (RFKP) kendisini SBKP’nin doğrudan mirasçısı olarak sunuyor. Uzun yıllardır Genel Sekreterlik görevini sürdüren Gennadi Zyuganov, kendisini “vatansever” olarak tanımlayan bir Büyük Rus şovenisti. “Ücretlileri” savunduğunu iddia ediyor. Seçim tabanının bir bölümünü devlet ve askerî-endüstriyel kompleks bünyesinde çalışan milyonlarca kişi, öğretmenler, doktorlar, hemşireler…, oluşturuyor. Ancak partinin yönetimi, iç pazara üretim yapan şirketlerin ve tarım arazilerinin özelleştirilmesi ve yoğunlaşması sonucunda ortaya çıkan tarım işletmelerinin yöneticilerinin çıkarlarını temsil ediyor.
“Liberal Demokrat Parti” (LDPR) ise eski Sovyet cumhuriyetlerine karşı emperyalist otoriterliği savunan, aşırı sağcı, yabancı düşmanı ve Büyük Rus şovenisti bir parti. Adındaki “demokratik” ifadesiyle hiçbir ilişkisi bulunmuyor. Putin döneminde ortaya çıkan dördüncü parti ise “Adil Rusya”. “Sosyal demokrat” bir görünüm altında sosyal-şovenist politikalar savunuyor ve ekonominin devlet tarafından denetlenmesini destekliyor. Mevcut savaşın yol açtığı krizin başlamasıyla birlikte Kremlin yeni bir oluşumu destekledi: Eski siyasetçi kuşağına karşı yarışan “sistemin dışından” kişilerden oluşan “Yeni Halk Partisi”.
Parti görece hızlı bir büyüme gösterdi. Tüm bu partileri birleştiren ortak özellik ise Putin’in savaşına açıkça destek vermeleri.
Yabloko: Barış Çağrısı Yaptığı İçin Mahkûm Edildi!
Ancak bu seçimlerde uyumsuz bir ses vardı: Yabloko. Son 30 yıl boyunca çeşitli dönüşümler geçirerek rejimle bütünleşmiş eski bir neoliberal parti. “Elma” anlamına da gelen adı, kurucusu Grigori Yavlinski’nin soyadından geliyor. Yavlinski, Gorbaçov’un “500 günlük plan” olarak bilinen kapitalist ekonomik planının yazarıydı.
Yabloko savaşın sona erdirilmesini savunuyordu. Sloganı “Barış ve Özgürlük İçin” idi. Yabloko, son seçimde parlamentoda temsil edilmek için gerekli barajı aşamamıştı. Ancak bu sloganı kamuoyuna açıkladıktan sonra anketlerde yaklaşık yüzde 14’lük bir desteğe ulaşmaya başladı! Bu destek özellikle büyük kentlerdeki orta sınıf gençler arasında güçlüydü. Kremlin’in gizli servislerinde alarm zilleri çalmaya başladı!
Rejimin partilerinin Yabloko’ya karşı dava açması uzun sürmedi. Ardından Rusya Federasyonu Yüksek Mahkemesi, Yabloko’nun aday listelerini oy pusulalarından çıkardı. Partinin yöneticileri hakkında göstermelik ceza davaları açıldı. Parti başkan yardımcılarından Lev Şlosberg 11 yıl, bir diğer başkan yardımcısı Maksim Kruglov ise 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Seçim gözlemcileri de yasaklandı. Böylece açıkça savaş karşıtı olan tek muhalefete yıkıcı bir darbe indirildi.
Yasaklar Yetmedi; Sonuçları Değiştirmek İçin Açık ve Şiddetli Hile Gerekti
İktidar partisi “Birleşik Rusya”, kitlelerin gözünde o kadar itibar kaybetmişti ki rejim, sonuçları hileyle değiştirmek için mümkün olan en çeşitli yöntemlere başvurmak zorunda kaldı. Putin’in “savaş partisi”, yaklaşık beş yıllık savaşın ardından oy kaybetmeyi göze alamazdı! Amaç oylarını artırmaktı! Ve Putin’i, 2021’de yüzde 49 oy almış olmasına rağmen, yüzde 57 oyla kazanan olarak göstermekti! On yıldır Merkez Seçim Komisyonu Başkanlığı görevini yürüten Ella Pamfilova işini yaptı. Rusya’da “demokrasi” yakından denetleniyor ve Pamfilova da Putin’den bir kez daha takdirname alacak.
İşte onun titiz çalışmasına dair bazı örnekler:
Adayların kitlesel biçimde engellenmesi: Yaklaşık her on adaydan biri seçim dışı bırakıldı. Yaklaşık 500 kişinin kaydı iptal edildi veya başka gerekçelerle seçimden men edildi.
İşgal altındaki bölgelerde ve sınır bölgelerinde anormal bir erken oy kullanma süreci uygulandı: 4 milyondan fazla kişi erken oy kullandı. Buna karşılık diğer 37 bölgede erken oy kullananların sayısı yalnızca yaklaşık 260 bin kişiydi.
Yabancı gözlemci bulunmuyordu: Ukrayna’nın işgal altındaki bölgelerinde seçim gözlemcilerinin seçim sürecine erişimine izin verilmedi. Buralardaki sandıkların ve oy kullanma yerlerinin adresleri yayımlanmadı. Mobil sandıklar ve askerî birliklerin içinde oy kullanma uygulaması yaygın biçimde kullanıldı! Standart video gözetimi de yoktu.
Elektronik oy kullanılması için baskı uygulandı: Bu yöntem, sandık başında denetim yapılmasına izin vermiyor. İnsanlar işyerlerinde, okullarda ve hatta sandık başlarında elektronik oy kullanmaya zorlandı. Çoğu zaman kâğıt oy pusulası yalnızca seçmen özellikle talep ettiğinde verildi.
Kâğıt oy kullanımını etkileyen çok sayıda olay yaşandı: 20 Pazar günü birçok sandıkta kâğıt oy pusulalarının dağıtımında sorunlar yaşandı. Bu durum kuyrukların uzamasına ve insanların elektronik oy kullanmaya yönelmesine neden oldu.
Elektronik oy kullanımında şüpheli derecede yüksek ilk katılım: Moskova’da ilk iki saat içinde yaklaşık 750 bin kişi elektronik oy kullandı. Bu rakam, 2021 seçimlerinde aynı sürede kaydedilen sayının yaklaşık üç katıydı!
Bir adayın seçim öncesinde ortadan kaybolması: Yulia Kuznetsova oylamadan kısa süre önce ortadan kayboldu. Daha sonra seçim gözlemcileri, “bir şikâyet” gerekçe gösterilerek sandıklardan çıkarılmaya başlandı. Kuznetsova ise söz konusu şikâyetin uydurma olduğunu açıkladı.
Gözlemcilerin zorla çıkarılması ve gözaltına alınması: Gözlemciler sahte gerekçelerle sandıklardan çıkarıldı ve bazıları polis tarafından gözaltına alındı. Gözlemcilerin kitlesel biçimde engellenmesi: İlk gün, RFKP ve Yabloko’yu temsil eden en az 1.334 gözlemcinin sandıklara girmesine izin verilmedi. Yalnızca Voronej bölgesinde 481 RFKP gözlemcisi seçim sürecinin dışında bırakıldı.
Güvenlik torbalarının kurcalanması (oy pusulalarının saklandığı torbalar) ve oy pusulalarının değiştirilmesi: Krasnodar’da seçim komisyonunun iki üyesi, bir polis memurunun huzurunda güvenlik torbalarını açarak oy pusulalarını değiştirdi.
Gece saatlerinde müdahale: Yakutsk’ta gözlemciler, seçim komisyonu başkanını ve başkan yardımcısını gece saatlerinde oy pusulalarının bulunduğu bir güvenlik torbasını açarken yakaladı. Daha sonra torbada bulunan oy pusulaları geçersiz ilan edildi.
Mühürlerin zarar görmesi ve oyların geçersiz sayılması: Oryol bölgesinde yapılan bir incelemenin ardından seyyar sandıktan çıkan 250 oy pusulası geçersiz ilan edildi.
Şikâyette bulunanlara baskı: Gözlemciler yalnızca sandıklardan çıkarılmakla kalmadı; aynı zamanda gözaltına alındı, para cezalarına çarptırıldı ve tehdit edildi.







