NATO İşçi Sınıfının ve Halkların Düşmanıdır

NATO emperyalist-kapitalist düzeni işçi sınıfının devrimci mücadelesine karşı korumak için oluşturulmuş uluslararası bir karşı-devrim aygıtıdır. Dünya çapında işçi sınıfının örgütlenmesini, sosyalist hareketleri ve ulusal kurtuluş mücadelelerini ezmek için burjuvazinin kurduğu bir askeri-siyasi aygıttır. Sovyetler Birliği’nin 1991’de çözülmesinden sonra ‘tehdit’ ortadan kalktığı halde NATO’nun dağılmaması, hatta sürekli genişlemesi, örgütün gerçek işlevinin ‘komünizme karşı savunma’ değil, kapitalist düzenin ve emperyalist hegemonyanın küresel ölçekte korunması olduğunu göstermektedir.

Sosyalistler için NATO’ya karşı mücadele, sadece bir dış politika meselesi değil; doğrudan sınıf mücadelesinin bir cephesidir. NATO’dan çıkış talebi, aynı zamanda kendi ülkemizdeki egemen sınıfların emperyalizmle kurduğu organik bağı teşhir etmek ve işçi sınıfının bağımsız, enternasyonalist bir siyasi hattını inşa etmek anlamına gelir.