Kırılganlık, Çoklu Kriz ve Rejimin Saldırıları

Durum bir madalyonun iki yüzü gibidir: Dışarıda çatışma alanlarına eklemlenerek yağmadan pay alma ve militarizm; içeride ise krizi yönetebilmek adına emekçilere ve muhalefete kesintisiz bir sopa politikası. Rejim, derinleşen yapısal krizin faturasını topluma ödetirken tüm güçleri kendi etrafında hizalamaya çalışıyor.

Rejim kendini yeniden icat etmeye çalışırken yeni bir sosyopolitik bir hizalanma çiziyor. Bu hizalanmayı çizerken rejim artık bir rıza üretimine dahi gerek duymuyor, yalnızca toplumsal bir sessizlik istiyor: “Kimsenin çıtı çıkmayacak!” 

Bu sessizliği dağıtacak olan ses politikaya erişimi kısıtlananlardan, giderek yurttaştan tebaaya ve işçiden köleliğe itilenlerden gelecek.

İşçi sınıfının, ezilenlerin ve gençliğin tabandan kuracağı bu bağımsız ve örgütlü bir mücadele hattı, bu muktedir görünen rejimin cilasını bütünüyle dağıtabilecek yegâne güçtür.