Anasayfa / Dünya / Filistin / Filistin Mücadelesini Savunmak Yargılanıyor: Brezilya’da Zé Maria’ya Mahkûmiyet

Filistin Mücadelesini Savunmak Yargılanıyor: Brezilya’da Zé Maria’ya Mahkûmiyet

Filistin Mücadelesini Savunmak Yargılanıyor: Brezilya’da Zé Maria’ya Mahkûmiyet

Temyiz Mahkemesi, Brezilyalı Sosyalist Sendikacı ve PSTU’nun Genel Başkanı Zé Maria’nın İsrail Devleti’ni ve Gazze’deki Soykırımı Eleştirdiği İçin Verilen Mahkûmiyet Kararını Onadı

PSTU lideri Zé Maria önümüzde iki temel görev bulunduğunu belirtiyor. Birincisi, yalnızca kendisinin değil, Filistin halkını savunan çok sayıda başka aktivistin de karşı karşıya olduğu mahkûmiyet ve baskıya karşı kampanyayı sürdürmek. İkincisi ve temel olan ise, bu mahkûmiyetin asıl hedefi olan mücadeleyi, yani Filistin halkının özgürlüğü ve soykırımın sona erdirilmesi mücadelesini büyütmek.

PSTU (Birleşik Sosyalist İşçi Partisi) Brezilya / 25 Eylül 2026

Bu karar bizi susturmayacak, PSTU’yu Filistin halkının mücadelesini ve ifade özgürlüğünü koşulsuz savunmaktan geri adım attırmayacak

PSTU Ulusal Başkanı José Maria de Almeida’ya, Filistin halkının mücadelesini savunduğu gerekçesiyle verilen iki yıllık ev hapsi cezasına yönelik temyiz duruşması, 24 Perşembe sabahı Federal Bölge Mahkemesi 3. Bölge (TRF-3) 11. Dairesi’nde görüldü. Mahkeme, şimdilik bu yasadışı, gayrimeşru ve keyfi kararı onadı.

Davaya bakan raportör hâkim, mahkûmiyet kararının onanması yönünde oy kullandı. İkinci hâkim ise dosyayı daha ayrıntılı incelemek ve görüşünü oluşturmak üzere duruşmanın ertelenmesini talep etti. Buna rağmen üçüncü hâkim, alt mahkemenin kararından yana oy kullanmakta ısrar etti. Böylece duruşma 90 gün sonra yeniden görülecek. Ancak mahkûmiyet yönündeki oy şimdiden verilmiş durumda. Oysa bu kararın hiçbir hukuki dayanağı bulunmuyor ve karar, Filistin halkının mücadelesine ve direnişine verilen desteğin suç sayılması anlamına geliyor.

Zé Maria’nın mahkûmiyetine karşı temyiz duruşmasına eşlik eden mitingin başlangıcı.

Zé Maria İçin Destek Mitingi ve Mahkûmiyete Karşı Kampanya

TRF-3 binasının dışında, Filistin davasını destekleyen çeşitli örgütler, siyasi partiler, sendikalar ve toplumsal hareketlerden yaklaşık 150 kişinin katıldığı bir gösteri, Zé Maria’nın mahkûmiyetini ve İsrail Devleti tarafından gerçekleştirilen soykırımı protesto etti. Mahkeme binasının içinde ise mahkeme başkanı, duruşmanın hızla sona erdirilmesi için baskı yaptı; hatta PSTU başkanının beraatı için yürütülen kampanya kapsamında gönderilen e-postaların sayısını bile buna gerekçe olarak gösterdi.

Gösteri yalnızca Zé Maria’nın savunulmasıyla sınırlı kalmadı. Duruşma, Filistin halkının mücadelesini kriminalize etme girişimine, demokratik özgürlüklerin ve ifade özgürlüğünün savunulmasına bağlandı. Bugün Siyonist örgütler, örneğin Brezilya İsrail Konfederasyonu (CONIB), Filistin’de İsrail Devleti tarafından yürütülen etnik temizlik savaşını eleştirmeye cesaret eden aktivistlere ülke genelinde yönelik baskıları sürdürüyor. Gazeteci Breno Altman’a, PT (İşçi Partisi) lideri José Genoíno’ya, São Paulo Filistin Cephesi aktivistleri Soraya Misleh, Muhammad Kadri ve Rawa Al-Sagheer’e ve Filistin barı ile kültür merkezi Al-Janiah’a karşı da girişimler yürütülüyor.

Filistin halkına yönelik mücadelenin kriminalize edilmesi ve İsrail Devleti’nin her türlü eleştiriden korunması girişiminin bir parçası da PSB (Brezilya Sosyalist Partisi) milletvekili Tabata Amaral tarafından sunulan 1.424/26 sayılı yasa tasarısıdır. Tasarı, Anti-Siyonizmi, Antisemitizmle eşitlemektedir. Böylece üstünlükçü bir ideolojiye karşı çıkmak ile bütün bir etnik gruba yönelik ırkçılık suçu arasında gerçekte var olmayan bir eşitlik kurulmaktadır.

“Bu kararı, bugün aldığı kararla ölenleri mahkûm eden, öldürenleri ise aklayan Brezilya devletinin adalet sisteminin bir yansıması olarak görmeliyiz.”

Zé Maria, kararın ardından yaptığı açıklamada böyle konuştu. PSTU lideri ayrıca, kararın onanması halinde bunun, ifade özgürlüğü hakkını, İsrail Devleti’ni eleştirme ve Filistin halkını savunma hakkı da dahil olmak üzere, korumak yerine, “soykırımı savunmayı seçen” yargıç tarafından verilen ilk derece mahkemesi kararını yankılayacağını belirtti.

Kampanyayı Büyütmenin Zamanı

Zé Maria, “Mahkemenin hangi düzeyde olursa olsun vereceği hiçbir karar, görüşümüzü değiştirmeyecek ve mücadelemizi durduramayacak” dedi.

PSTU lideri önümüzde iki temel görev bulunduğunu belirtiyor. Birincisi, yalnızca kendisinin değil, Filistin halkını savunan çok sayıda başka aktivistin de karşı karşıya olduğu mahkûmiyet ve baskıya karşı kampanyayı sürdürmek. İkincisi ve temel olan ise, bu mahkûmiyetin asıl hedefi olan mücadeleyi, yani Filistin halkının özgürlüğü ve soykırımın sona erdirilmesi mücadelesini büyütmek.

“Sonuçta mahkûm etmek istedikleri şey Filistin halkının mücadelesidir; meşrulaştırmak istedikleri ise İsrail Devleti tarafından gerçekleştirilen soykırımdır. Biz ise şunu söyleyeceğiz: Hayır! Buna izin vermeyeceğiz! Filistin nehirden denize özgür olacak!” diyor Zé Maria.

“Filistin halkının ve dünyanın dört bir yanındaki işçilerin mücadelesiyle, bu ırkçı ve sömürgeci İsrail Devleti’ne son vereceğiz, bu soykırımı sona erdireceğiz. Filistin halkıyla birlikte, birinci, ikinci ya da onuncu derece mahkemeden çıkacak hiçbir karar bizi durduramayacak” diye vurguluyor.

Etiketlendi: